Yorum: Doç. Dr. Sedat Laçiner
Ağrı Dağı (Ararat) Ermenilerin Ergenokon’u, hatta Göktürk yazıtları gibidir. Ermenilerin Nuh’un çocuklarından türediklerine inanırlar. Kadim Ermeni inancına göre Nuh Tufanı Ermeniler için sadece büyük bir felaket değildir, aynı zamanda Allah katından kendilerine gelen büyük bir ceza ve sınavdır da. Diğer Hristiyan mezheplerinde de az çok benzeri yaklaşımlar vardır. Fakat Ermeniler kadar kendisini Ağrı Dağı’yla, onların deyişiyle Ararat ile özdeşleştiren azdır. Her şeyden önce coğrafi yakınlık, duygusal yakınlığı da getirmiştir. Belki de dinden bağımsız olarak, çok tanrılı dönemden dağa tapma geleneğinin genlerde taşınmasıdır bu bağlılık.
Osmanlı ve evvelinde de bu sevgi rahatlıkla görülebilir. Tüm heybetiyle yükselen Ağrı Dağı Ermeniler tarafından eteklerinde buluşma yeri olarak algılanmıştır. Fakat tarihin hiçbir döneminde Ağrı Sevgisi bugünkü kadar ‘yüce’ olmamıştır. Günümüz Ermenileri Ağrı’ya adeta tapınmaktadırlar. Ağrı’yı görünce akıllarına sadece Ermenilik ve intikam ateşi gelmektedir.
Gelinen nokta çok da sağlıklı bir durum değildir ve doğal bir sürecin sonucu da değildir. 1915 öncesinde başlayan ayrılıkçı Ermeni hareketi terörden suikastlara; darbeden işgalciyle işbirliğine kadar çok farklı araçlardan medet ummuştur. Yenilgiyi bir türlü kabul etmemiş, yenildikçe daha fazla saldırganlaşmıştır. Yere düştükçe ayağa kalkmak istemiş, bir süre sonra da acıdan zevk alır hale gelmiştir. Önce Ortadoğu’ya sürülmüş, ardından Kıbrıs, Avrupa vb. ara bölgelere. Fransa, ABD gibi nihai varış noktalarına gelindiğinde yolculuğun hala yarım olduğu hissi geçmemiştir. Coğrafi olarak varılacak yer kalmamıştır belki, ancak zihinlerdeki yolculuk tüm şiddetiyle sürmüştür. Bir kısmı ise önce Kafkasya’ya, ardından da Rusya’ya göç etmiştir. Üstelik bunların göçü hala sürmektedir. Soğuk Savaş’ın bitiminden sonra Rusya Ermenilerinden Batı Avrupa ve Kuzey Amerika’ya göçenlerin sayısı her geçen gün artmaktadır. Vatan neredir, gurbet nere? Bunlar tamamen karışmıştır. Ağrı Dağı’nı içermeyen bir Ermenistan vatan olarak görülmemektedir. Van’ı dışarıda bırakan bir Ermenistan’a ‘vatan’ demek Ermenilere zor gelmektedir…
Peki, Van’ı ve Ararat’ı (Ağrı Dağı’nı) versek bu yaralar kapanır mı? Ermeni kökenli Fransız sanatçı Charles Aznevaour’un söylediği gibi konu “Ağrı’yı bize verseniz ne olur sanki” denecek kadar basit midir?
Bugünkü Milliyet’te (14 Mayıs 2006) Ece Temelkuran’ın Ermeni Yazarlar Birliği Başkanı Levon Ananyan’dan aldığı yanıtlar da konuya aynı noktadan bakıyor:
“Bizim için Ararat’ın (Ağrı Dağı) anlamını bilseydiniz, kamyonlarla onu buraya taşırdınız! Sizin için bir dağ orası, bizim için kökümüz!... Biz duygusal bir halkız. Siz Ararat’ı isteriz diye korkuyorsunuz, ama o bizim için kalbi bir mesele.”
Açıkçası Ananyan’ın sözlerinde de Ermenistan’ın asıl vatan olarak görülmediğini seziyoruz. Ağrı neredeyse, vatan oradır yaklaşımında. Ve anlamadığı nokta Türkler için de Ağrı Dağı’nın önemli olduğu gerçeği. Türkler için de Ağrı Dağı’nın kalbi bir mesele olduğu… Çünkü Ağrı Dağı Türkler için de vatan. Tıpkı İstanbul gibi, Van gibi, İzmir gibi…
Doğrusu ben Türk yaklaşımını çok daha sağlıklı buluyorum. Türkler Altay Dağları’ndan, Orta Asya’dan geldiklerini biliyorlar. Ancak bir yeri vatan yapmak için illa bir dağa veya bir yazıta ihtiyaç duymuyorlar. Yaşadıkları yeri vatan olarak belleyip, vatan saygısı gösteriyorlar… Bugün Moğolistan’dan kamyon kamyon toprak getirseniz Türkler için kıymeti İzmir’in topraklarından daha fazla olmaz. Aynı durum dini açıdan da söz konusudur. Türkler Kâbe toprakları ile Çanakkale toprakları arasında büyük bir ayırıma gitmezler. Afyon da kutsaldır, Ordu da…
Günümüzdeki Ermeni ‘hastalığı’nın bir başka boyutu da diaspora Ermenilerinin Ağrı sevgisidir. Ermenistan’dan görülen Ararat California’dan veya Marsilya’dan görülmez. ABD veya Fransa Ermenilerinin ezici bir çoğunluğu Ağrı Dağı’nı hiç görmemiştir. Van Gölü kenarında hiç oturmamıştır. Türkiye’ye seyahat ederlerse kıtır kıtır kesileceklerine inanır birçoğu. Böyle bir ‘cehalet’ içinde Van’ı ve Ağrı’yı hayal ederler. İşyerlerine Anadolu şehirlerinin isimlerini verirler, futbol takımı kurar adını Malatya Spor koyarlar… Psikolojide bu hastalığın adı nedir bilemiyorum. ‘Hastalık’ diyorum, çünkü vatan özlemi veya nostalji çok hafif kalıyor…
Bugünkü Ermenistan’ın hali içler acısı. İşsizlik % 30’un üzerinde… Nüfus azalmaya devam ediyor. İşsiz gençlerin tehciri sürüyor. 1915’den bu yana en az 3-4 kez göç eden Ermenilerin yürüyüşü devam ediyor… Sadece iş ve aş aramıyorlar. Vatan da arıyorlar… Oysa vatan terk ettikleri Ermenistan… Onun yüzüne bile bakmıyorlar. Yeryüzüne yayılmış milyonlarca Ermeni her yıl birkaç milyar dolarlık yatırım yapsa Ermenistan ihya olurdu. Değil dışa göç, Türkiye’den bile göç alırdı…
sentence is bold Ermeniler Ermenistan’dan Türkiye topraklarına bakıp iç çektikleri sürece hiçbir zaman vatanları olamayacak… Çünkü asıl vatan yaşadığınız yerdir… Vatan sevgisi gösterdiğiniz, sevginizin içini doldurduğunuz yerdir… Ekmek yediğiniz, barış içinde olduğunuz yerdir… Belki bugün değil ama gelecekte Ermeniler yine Ağrı Dağı’nın eteklerinde tekrar toplanacaktır… Ancak bu kafayla devam edildiği sürece bu asla mümkün olamaz. Şiddet ile, şantaj ile bunu gerçekleştirmek isteyenler diyelim ki Türkiye’den toprak koparmayı başardılar… Bu durumda yine vatanları olamayacak. Çünkü Ermeniler vatanın ne olduğunu bilmiyorlar. Eğer Türkiye Ağrı Dağı’nı Ermenilere verse, sadece bir dağları olurdu, Ararat’ı ise kaybederlerdi. Van’ı verseniz gelip Van’a yerleşmezlerdi… Sadece bir gölleri olurdu, fakat ‘Vaspurakan’ı kaybederlerdi… Çünkü onlar Van’ın gerçek kıymetini bilmiyorlar. Ermenistan’ın kıymetini bilmeyen yeni toprakların kıymetini bilir mi? Onlar hayal dünyasında yaşıyorlar… Dünün acıları bugünün huzurundan daha tatlı geliyor onlara.
TURKS establıshed their freedoom and republıc from begining of human being to now.When you inspect the all human being history you vill see that we were everywhere. YOU VİLL NEVER FİND ANY HISTORCAL TİME WITHOUT TURKISH REPUBLIC. and there are 10 TURKS based republıc on the world. now all armenian people should be clever your country surrounded by turkısh countrıes. think again . TURKS ARE THE BEST
Ararat is the bolder mount , in Armenian the big one is said "Sis", the little one is "Masis".These names are chosen as the name of boys widely from ancient times, Also "Araz- or Araks"(the river runs nearby) is given as girls name.
АРАРАТ мой АРАРАТ,строгий,веселый,смирный,верный,для всех
АРМЯН СВЯТОЙ, мой,мирный,добрый,родной АРАРАТ.
Benim Ararat Ararat, sıkı, eğlenceli, yönetilebilir, herkes için geçerli
ERMENİ HOLY, benim barış, iyi, doğal Ararat.
Comments
Mehmet Ali ALTAN, on August 18, 2007, said:
Yorum: Doç. Dr. Sedat Laçiner Ağrı Dağı (Ararat) Ermenilerin Ergenokon’u, hatta Göktürk yazıtları gibidir. Ermenilerin Nuh’un çocuklarından türediklerine inanırlar. Kadim Ermeni inancına göre Nuh Tufanı Ermeniler için sadece büyük bir felaket değildir, aynı zamanda Allah katından kendilerine gelen büyük bir ceza ve sınavdır da. Diğer Hristiyan mezheplerinde de az çok benzeri yaklaşımlar vardır. Fakat Ermeniler kadar kendisini Ağrı Dağı’yla, onların deyişiyle Ararat ile özdeşleştiren azdır. Her şeyden önce coğrafi yakınlık, duygusal yakınlığı da getirmiştir. Belki de dinden bağımsız olarak, çok tanrılı dönemden dağa tapma geleneğinin genlerde taşınmasıdır bu bağlılık.
Osmanlı ve evvelinde de bu sevgi rahatlıkla görülebilir. Tüm heybetiyle yükselen Ağrı Dağı Ermeniler tarafından eteklerinde buluşma yeri olarak algılanmıştır. Fakat tarihin hiçbir döneminde Ağrı Sevgisi bugünkü kadar ‘yüce’ olmamıştır. Günümüz Ermenileri Ağrı’ya adeta tapınmaktadırlar. Ağrı’yı görünce akıllarına sadece Ermenilik ve intikam ateşi gelmektedir.
Gelinen nokta çok da sağlıklı bir durum değildir ve doğal bir sürecin sonucu da değildir. 1915 öncesinde başlayan ayrılıkçı Ermeni hareketi terörden suikastlara; darbeden işgalciyle işbirliğine kadar çok farklı araçlardan medet ummuştur. Yenilgiyi bir türlü kabul etmemiş, yenildikçe daha fazla saldırganlaşmıştır. Yere düştükçe ayağa kalkmak istemiş, bir süre sonra da acıdan zevk alır hale gelmiştir. Önce Ortadoğu’ya sürülmüş, ardından Kıbrıs, Avrupa vb. ara bölgelere. Fransa, ABD gibi nihai varış noktalarına gelindiğinde yolculuğun hala yarım olduğu hissi geçmemiştir. Coğrafi olarak varılacak yer kalmamıştır belki, ancak zihinlerdeki yolculuk tüm şiddetiyle sürmüştür. Bir kısmı ise önce Kafkasya’ya, ardından da Rusya’ya göç etmiştir. Üstelik bunların göçü hala sürmektedir. Soğuk Savaş’ın bitiminden sonra Rusya Ermenilerinden Batı Avrupa ve Kuzey Amerika’ya göçenlerin sayısı her geçen gün artmaktadır. Vatan neredir, gurbet nere? Bunlar tamamen karışmıştır. Ağrı Dağı’nı içermeyen bir Ermenistan vatan olarak görülmemektedir. Van’ı dışarıda bırakan bir Ermenistan’a ‘vatan’ demek Ermenilere zor gelmektedir…
Peki, Van’ı ve Ararat’ı (Ağrı Dağı’nı) versek bu yaralar kapanır mı? Ermeni kökenli Fransız sanatçı Charles Aznevaour’un söylediği gibi konu “Ağrı’yı bize verseniz ne olur sanki” denecek kadar basit midir?
Bugünkü Milliyet’te (14 Mayıs 2006) Ece Temelkuran’ın Ermeni Yazarlar Birliği Başkanı Levon Ananyan’dan aldığı yanıtlar da konuya aynı noktadan bakıyor:
“Bizim için Ararat’ın (Ağrı Dağı) anlamını bilseydiniz, kamyonlarla onu buraya taşırdınız! Sizin için bir dağ orası, bizim için kökümüz!... Biz duygusal bir halkız. Siz Ararat’ı isteriz diye korkuyorsunuz, ama o bizim için kalbi bir mesele.”
Açıkçası Ananyan’ın sözlerinde de Ermenistan’ın asıl vatan olarak görülmediğini seziyoruz. Ağrı neredeyse, vatan oradır yaklaşımında. Ve anlamadığı nokta Türkler için de Ağrı Dağı’nın önemli olduğu gerçeği. Türkler için de Ağrı Dağı’nın kalbi bir mesele olduğu… Çünkü Ağrı Dağı Türkler için de vatan. Tıpkı İstanbul gibi, Van gibi, İzmir gibi…
Doğrusu ben Türk yaklaşımını çok daha sağlıklı buluyorum. Türkler Altay Dağları’ndan, Orta Asya’dan geldiklerini biliyorlar. Ancak bir yeri vatan yapmak için illa bir dağa veya bir yazıta ihtiyaç duymuyorlar. Yaşadıkları yeri vatan olarak belleyip, vatan saygısı gösteriyorlar… Bugün Moğolistan’dan kamyon kamyon toprak getirseniz Türkler için kıymeti İzmir’in topraklarından daha fazla olmaz. Aynı durum dini açıdan da söz konusudur. Türkler Kâbe toprakları ile Çanakkale toprakları arasında büyük bir ayırıma gitmezler. Afyon da kutsaldır, Ordu da…
Günümüzdeki Ermeni ‘hastalığı’nın bir başka boyutu da diaspora Ermenilerinin Ağrı sevgisidir. Ermenistan’dan görülen Ararat California’dan veya Marsilya’dan görülmez. ABD veya Fransa Ermenilerinin ezici bir çoğunluğu Ağrı Dağı’nı hiç görmemiştir. Van Gölü kenarında hiç oturmamıştır. Türkiye’ye seyahat ederlerse kıtır kıtır kesileceklerine inanır birçoğu. Böyle bir ‘cehalet’ içinde Van’ı ve Ağrı’yı hayal ederler. İşyerlerine Anadolu şehirlerinin isimlerini verirler, futbol takımı kurar adını Malatya Spor koyarlar… Psikolojide bu hastalığın adı nedir bilemiyorum. ‘Hastalık’ diyorum, çünkü vatan özlemi veya nostalji çok hafif kalıyor…
Bugünkü Ermenistan’ın hali içler acısı. İşsizlik % 30’un üzerinde… Nüfus azalmaya devam ediyor. İşsiz gençlerin tehciri sürüyor. 1915’den bu yana en az 3-4 kez göç eden Ermenilerin yürüyüşü devam ediyor… Sadece iş ve aş aramıyorlar. Vatan da arıyorlar… Oysa vatan terk ettikleri Ermenistan… Onun yüzüne bile bakmıyorlar. Yeryüzüne yayılmış milyonlarca Ermeni her yıl birkaç milyar dolarlık yatırım yapsa Ermenistan ihya olurdu. Değil dışa göç, Türkiye’den bile göç alırdı…
sentence is bold Ermeniler Ermenistan’dan Türkiye topraklarına bakıp iç çektikleri sürece hiçbir zaman vatanları olamayacak… Çünkü asıl vatan yaşadığınız yerdir… Vatan sevgisi gösterdiğiniz, sevginizin içini doldurduğunuz yerdir… Ekmek yediğiniz, barış içinde olduğunuz yerdir… Belki bugün değil ama gelecekte Ermeniler yine Ağrı Dağı’nın eteklerinde tekrar toplanacaktır… Ancak bu kafayla devam edildiği sürece bu asla mümkün olamaz. Şiddet ile, şantaj ile bunu gerçekleştirmek isteyenler diyelim ki Türkiye’den toprak koparmayı başardılar… Bu durumda yine vatanları olamayacak. Çünkü Ermeniler vatanın ne olduğunu bilmiyorlar. Eğer Türkiye Ağrı Dağı’nı Ermenilere verse, sadece bir dağları olurdu, Ararat’ı ise kaybederlerdi. Van’ı verseniz gelip Van’a yerleşmezlerdi… Sadece bir gölleri olurdu, fakat ‘Vaspurakan’ı kaybederlerdi… Çünkü onlar Van’ın gerçek kıymetini bilmiyorlar. Ermenistan’ın kıymetini bilmeyen yeni toprakların kıymetini bilir mi? Onlar hayal dünyasında yaşıyorlar… Dünün acıları bugünün huzurundan daha tatlı geliyor onlara.
14 Mayıs 2006 USAK Stratejik Gündem
e-posta: slaciner@gmail.com
ercandogan, on March 10, 2008, said:
TURKS establıshed their freedoom and republıc from begining of human being to now.When you inspect the all human being history you vill see that we were everywhere. YOU VİLL NEVER FİND ANY HISTORCAL TİME WITHOUT TURKISH REPUBLIC. and there are 10 TURKS based republıc on the world. now all armenian people should be clever your country surrounded by turkısh countrıes. think again . TURKS ARE THE BEST
Serdar Saydam, on May 2, 2008, said:
AĞRI DAĞI-TÜRKİYE
ezzathajiani, on December 5, 2008, said:
Ararat is the bolder mount , in Armenian the big one is said "Sis", the little one is "Masis".These names are chosen as the name of boys widely from ancient times, Also "Araz- or Araks"(the river runs nearby) is given as girls name.
equip, on January 18, 2009, said:
ARARAT - AĞRI MOINTAIN - TURKEY
hachkanc, on February 9, 2009, said:
АРАРАТ мой АРАРАТ,строгий,веселый,смирный,верный,для всех АРМЯН СВЯТОЙ, мой,мирный,добрый,родной АРАРАТ. Benim Ararat Ararat, sıkı, eğlenceli, yönetilebilir, herkes için geçerli ERMENİ HOLY, benim barış, iyi, doğal Ararat.
seidovv, on September 4, said:
if it is the view Armenia, then the mapping should be from Armenia.