029 Anzac Battlefield

Selected for Google Maps and Google Earth

Comments (8)

gocmen on March 22, 2007

bu fotografları buraya koymayı kim akıl ettiyse harika olmuş yenilerini bekleriz ne kadar çok nokta olursa o bölgede okadar çok o muhteşem yerin ziyaretçileri çok olur tabi yabancılarda ögrenecek onları atalarını nereye gömdügümüzü

TURYAP MİLAS TEMSİLC… on April 22, 2007

harika bir düşünce fotoğrafları gördükçe bu kutsal yerleri ziyaret etmiş gibi hisediyorum teşekkürler tüm emeği geçenlere. 22.04.2007

Kayhan ERTUGRUL on January 4, 2008

SAYIN ÖMER BEY AGZINIZA SAGLIK,NE GUZEL YAZMISSINIZ.ATAMIN GENCLIGINE HITABINI DUYAR GIBI OLDUM.SAYGILARIMLA.

fecrisaadet on May 9, 2008

Şu Boğaz harbi nedir? Var mı ki dünyada eşi? En kesif orduların yükleniyor dördü beşi, Tepeden yol bularak geçmek için Marmara'ya Kaç donanmayla sarılmış ufacık bir karaya. Ne hayâsızca tehaşşüd ki ufuklar kapalı! Nerde -gösterdiği vahşetle- "Bu bir Avrupalı!" Dedirir: Yırtıcı, his yoksulu, sırtlan kümesi, Varsa gelmiş, açılıp mahbesi, yâhud kafesi! Eski Dünya, Yeni Dünya, bütün akvâm-ı beşer, Kaynıyor kum gibi... Mahşer mi, hakikat mahşer. Yedi iklimi cihânın duruyor karşısında, Ostralya'yla beraber bakıyorsun: Kanada! Çehreler başka, lisanlar, deriler rengârenk; Sâde bir hâdise var ortada: Vahşetler denk. Kimi Hindû, kimi yamyam, kimi bilmem ne belâ... Hani, tâ'ûna da zuldür bu rezil istilâ! Ah, o yirminci asır yok mu, o mahhlûk-i asil, Ne kadar gözdesi mevcud ise, hakkıyle sefil, Kustu Mehmetçiğin aylarca durup karşısına; Döktü karnındaki esrârı hayâsızcasına. Maske yırtılmasa hâlâ bize âfetti o yüz... Medeniyyet denilen kahbe, hakikat, yüzsüz. Sonra mel'undaki tahribe müvekkel esbâb, Öyle müdhiş ki: Eder her biri bir mülkü harâb.

Öteden sâikalar parçalıyor âfâkı; Beriden zelzeleler kaldırıyor a'mâkı; Bomba şimşekleri beyninden inip her siperin; Sönüyor göğsünün üstünde o arslan neferin. Yerin altında cehennem gibi binlerce lâğam, Atılan her lâğamın yaktığı yüzlerce adam. Ölüm indirmede gökler, ölü püskürmede yer O ne müdhiş tipidir: Savrulur enkâz-ı beşer... Kafa, göz, gövde, bacak, kol, çene, parmak, el ayak, Boşanır sırtlara, vâdilere, sağnak sağnak. Saçıyor zırha bürünmüş de o nâmerd eller, Yıldırım yaylımı tûfanlar, alevden seller. Veriyor yangını, durmuş da açık sinelere, Sürü halinde gezerken sayısız tayyâre.

Top tüfekten daha sık, gülle yağan mermiler... Kahraman orduyu seyret ki bu tehdide güler! Ne çelik tabyalar ister, ne siner hasmından; Alınır kal'a mı göğsündeki kat kat iman? Hangi kuvvet onu, hâşâ, edecek kahrına râm? Çünkü te'sis-i İlâhî o metin istihkâm. Sarılır, indirilir mevki'-i müstahkemler, Beşerin azmini tevkif edemez sun'-i beşer; Bu göğüslerse Hudâ'nın ebedî serhaddi; "O benim sun'-i bedi'im, onu çiğnetme" dedi. Âsım'ın nesli... diyordum ya... nesilmiş gerçek: İşte çiğnetmedi nâmusunu, çiğnetmeyecek. Şûhedâ gövdesi, bir baksana, dağlar, taşlar... O, rükû olmasa, dünyâda eğilmez başlar... Vurulmuş tertemiz alnından, uzanmış yatıyor, Bir hilâl uğruna, yâ Rab, ne güneşler batıyor! Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş, asker! Gökten ecdâd inerek öpse o pâk alnı değer. Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor Tevhid'i... Bedr'in arslanları ancak, bu kadar şanlı idi. Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın? "Gömelim gel seni tarihe" desem, sığmazsın. Herc ü merc ettiğin edvâra da yetmez o kitâb... Seni ancak ebediyyetler eder istiâb. "Bu, taşındır" diyerek Kâ'be'yi diksem başına; Ruhumun vahyini duysam da geçirsem taşına; Sonra gök kubbeyi alsam da ridâ namıyle, Kanayan lâhdine çeksem bütün ecrâmıyle; Mor bulutlarla açık türbene çatsam da tavan, Yedi kandilli Süreyyâ'yı uzatsam oradan; Sen bu âvizenin altında, bürünmüş kanına; Uzanırken, gece mehtâbı getirsem yanına, Türbedârın gibi tâ fecre kadar bekletsem; Gündüzün fecr ile âvizeni lebriz etsem; Tüllenen mağribi, akşamları sarsam yarana... Yine bir şey yapabildim diyemem hatırana.

Sen ki, son ehl-i salibin kırarak salvetini, Şarkın en sevgili sultânı Salâhaddin'i, Kılıç Arslan gibi iclâline ettin hayran... Sen ki, İslâm'ı kuşatmış, boğuyorken hüsran, O demir çenberi göğsünde kırıp parçaladın; Sen ki, ruhunla beraber gezer ecrâmı adın; Sen ki, a'sâra gömülsen taşacaksın... Heyhât! Sana gelmez bu ufuklar, seni almaz bu cihât... Ey şehid oğlu şehid, isteme benden makber, Sana âguşunu açmış duruyor Peygamber.

Mehmet Akif Ersoy

fecrisaadet on May 9, 2008

Ey şehid oğlu şehid, isteme benden makber, Sana âguşunu açmış duruyor Peygamber. İSTİKLAL ŞAİRİ MEHMET AKİF ERSOY

fecrisaadet on May 9, 2008

Top tüfekten daha sık, gülle yağan mermiler... Kahraman orduyu seyret ki bu tehdide güler! Ne çelik tabyalar ister, ne siner hasmından; Alınır kal'a mı göğsündeki kat kat iman? Hangi kuvvet onu, hâşâ, edecek kahrına râm? Çünkü te'sis-i İlâhî o metin istihkâm. Sarılır, indirilir mevki'-i müstahkemler, Beşerin azmini tevkif edemez sun'-i beşer; Bu göğüslerse Hudâ'nın ebedî serhaddi; "O benim sun'-i bedi'im, onu çiğnetme" dedi. Âsım'ın nesli... diyordum ya... nesilmiş gerçek: İşte çiğnetmedi nâmusunu, çiğnetmeyecek. Şûhedâ gövdesi, bir baksana, dağlar, taşlar... O, rükû olmasa, dünyâda eğilmez başlar... Vurulmuş tertemiz alnından, uzanmış yatıyor, Bir hilâl uğruna, yâ Rab, ne güneşler batıyor! Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş, asker! Gökten ecdâd inerek öpse o pâk alnı değer. Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor Tevhid'i... Bedr'in arslanları ancak, bu kadar şanlı idi.

fecrisaadet on May 9, 2008

CEDDİMİZE COK SEY BORCLUYUZ. NE KADAR TESEKKÜR ETSEK AZDIR.TEŞEKKÜR SÖZLE OLSA ANLAMIDA YOKTUR. DEVLETİMİZİ MİLLETİMİZİ EN GÜZEL ŞEKİLDE KORUYUP KOLLAMALIYIZ. YANİ EN AZINDAN HEKES İŞİNDE HİLEYE KACMADAN DOĞRU VE DÜRÜST YAPMALIDIR. Atasözü "Herkes evinin önünü süpürse sokak pırıl pırıl olur" ŞEKLİNDEDİR

fecrisaadet on May 9, 2008

TABİ BİRDE BU YERLERİCOKCA ZİYARET EDİP ZİHNİMİZDE DÜSMAMININ NELER YAPMAYA CALIŞTIGINI NERELERDEN KUTARDIĞIMIZI NE KADAR ŞEHİT VERDİĞİMİZİ AKLIMIZDAN ÇIKARMAMALIYIZ. JAPONLAR HİROŞİMADA BİRCOK MAHHALLLEYİ SALDIRIDAKİ HALİYLE MUHAFAZA EDİYORLAR. YENİ NESİL ATALARININ YAŞADIKLARINI UNUTMASIN DİYE. BİZ DAHA CANAKKALE DESTANIMIZI ANLATAN BİR SİNEMA FİLMİ CEVİRMEDİK NEDEN? BİZ HALA İSTANBULUN FETHİ ,SAKARYA MEYDAN MUHAREBESİ, MALAZGİRT MUHABERESİ, VİYANA KUŞATMASI,AKDENİZİN TÜRK GÖLÜ HALİNE GELMESİ,İNGİLİZLERİN SAVAŞ GEMİLERİNİ DOLMA BAHCE SARAYINA DİKMESİNİ KONU ALAN BİR SİNEMA FİLMİ YAPAMADIK.93 HARBİNDE 1,5 MİLYON İNSANIMIZ KATLEDİLDİ. HAKKINDA 1,5 DAKİKA KONUŞAMAYIZ.KİTAP OKUMUYORUZ... MALESEF MİLLİ HİSLERDEN GİTTİKÇE UZAKLAŞIYORUZ. 90BİN ASKERİMİZN SARIKAMIŞTA TEK KURSUN SIKAMADAN ŞEHADETE ERMELERİNİN SEBEBİNİ ARAŞTIRMALIYIZ.AMERİKALI SARKICILARIN ALDIGI EV SAYISINA KADAR SEVDİĞİ RENKLERE KADAR BİLEN BİZ TUTTUGUMUZ TAKIMIN TARİHİ HAKKINDA SAATLERCE KONFERANS VEREBİLECEK BİZ, MONDROS ATESKES ANLASMASI HAKKINDA 5DAKKİKA KONUŞAMAYIZ. ben bi cogunu kendimde gördüğüm eksiklik üzerine yazdım bana katılmayan ve bunlara dikkat eden arkadaşlarıma saygılarımı sunarım ancak...

Sign up to comment. Sign in if you already did it.

Photo details

  • Uploaded on October 1, 2006
  • © All Rights Reserved
    by Daniel Meyer
    • Camera: OLYMPUS OPTICAL CO.,LTD X-2,C-50Z
    • Taken on 2003/12/27 11:02:51
    • Exposure: 0.002s (1/640)
    • Focal Length: 7.80mm
    • F/Stop: f/5.600
    • ISO Speed: ISO80
    • Exposure Bias: 0.00 EV
    • No flash

Groups