Panoramio is closing. Learn how to back up your data.
The Doc
3
photos
2
on Google Maps
views

The Doc's conversations

ALİ KARAGÖZ Yer: İSTANBUL Tarih: 22 Nisan 2007, Pazar 13:41

ARDAHAN

Ardahan Doğu Anadolu Bölgesi’nin kuzeydoğusunda 1800 m yükseklikte yer alır. Doğusunda Gürcistan ve Ermenistan, güneyinde Kars ve Erzurum, batısında ise Artvin ili sınır teşkil etmektedir.

Ardahan ili yaklaşık 3000 yıllık bir geçmişe sahiptir. Yörede yapılan kazılar sonucunda ilk tunç çağında bir yerleşim olduğu ortaya çıkmıştır. Eski adı Artan’dır.

II. Sardur’un oğlu kral I. Rusa/Ursa (753-713) zamanında, Kafkaslar ve Karadeniz’in kuzeyinde M.Ö. 2000 yılından beri yaşayan ve sonraki Hazar ve Bulgar Türklerinin mensubu bulunduğu Kıpçakların ataları olan Kimmerlerin ülkesi aynı soydan gelen Sakaların akınına uğramıştı. Saka Türkleri M.Ö. 720 yılında Kimmerlerin Doğu kolunu Kafkas sıradağlarının güneyine sürdüler. Kimmerlerin Saka Türkleri’nin önünde Kura, Çoruh, Aras ve Yukarı Fırat ırmakları boyuna yayılarak yerleşmeleriyle Ardahanı da içerisine alan bölgede Türklük hayatı başlamış oldu. (M.Ö.720).

Ardahan M.S. 628 yılında Hazar Türklerinin bir kolu olan Arda Türklerinin eline geçti ve Ardahan adını alarak bundan sonraki dönemde Urartu, Med, Pers, Roma, Sasani, Selçuklu, İlhanlı, Karakoyunlu, Akkoyunlu, Safavi ve Osmanlı uygarlıklarına ev sahipliği yapmıştır.

Ardahan ve çevresi kesin olarak 1573 yılından itibaren Osmanlı topraklarına tamamen katıldı.

Osmanlı döneminde Erzurum vilayetine bağlı Kars sancağı yönetimindeki Ardahan 19. yy boyunca sürekli Rus saldırılarına uğramıştır.

93 Harbi (1877-1878) sonucunda savaş tazminatı olarak 3 Mart 1878 yılında Ayestefanos Antlaşmasıyla Rusya’ya bırakılan yöre 1918 Brest-Litovsk Antlaşmasıyla tekrar Anavatan’a katılmıştır.

Brest-Litovsk barışıyla ortaya çıkan Ardahan ve Kars'ın kurtuluş sevinci fazla uzun sürmedi. Birinci Dünya Savaşı'nda Osmanlı İmparatorluğu'nun müttefikleri yenilip savaş dışı kalınca, Osmanlı Devleti de çok ağır hükümler taşıyan Mondros Mütarekesi'ni imzalamak zorunda kaldı.

Mondros Mütarekesine göre Osmanlı Devleti, Ardahan ve yöresini boşaltmak zorundaydı.

Gürcüler 20 Nisan 1919'da Ardahan'ı işgal ettiler. Göle'ye kadar ilerleyen Gürcüler bu sırada Ardahan'da konuşlanmış bulunan Millî Kuvvetler tarafından püskürtüldüler. Aynı anda harekete geçen Ermeni çeteleri, yörede binlerce silahsız ve savunmasız Türkü katlettiler.

1918 Mondros Mütarekesi’nden sonra İstanbul ve vatanın birçok yerinde hukuku korumak amacıyla sık sık milli toplantılar yapılmıştır. 5 Kasım 1918’de Kars’ta İslam Şurası yapılmış ve 14 Kasım 1918’de bir kongre toplanmıştı. Bunu Ahıska, Ahılkelek ve Ardahan kongreleri izledi. Batum’un İngilizlerce işgalinden sonra I. Ardahan Kongresi çalışmaları başladı. Ardahan kongreleri daha sonra yapılacak olan Erzurum ve özelikle Sivas Kongresi’ne önemli bir örnek teşkil etmiştir. Kurtuluşa, bağımsızlığa ve Cumhuriyete giden yolun temelini atmıştır.

23 Şubat 1921’de Anavatan’a katıldıktan sonra 7 Temmuz 1921 tarih ve 133 sayılı kanunla, vilâyet ile kaza arasında bir yönetim olan mutasarrıflık haline getirildi.

Yarım yüzyıldan fazla, tam 66 yıl Kars iline bağlı bir ilçe olarak yer alan Ardahan 27 Mayıs 1992 tarih ve 3806 sayılı kanun ile tekrar 1921'deki gibi bir il haline getirildi.

Ardahan Doğu Anadolu'nun en dağlık ve en engebeli arazi yapısına sahiptir. Şehir merkezi kendi adını taşıyan ve ortasında Kür (Kura) nehrinin geçtiği bir ovada kurulmuştur.

Ardahan Doğu Anadolu Bölgesine has doğal yapısı ve ikliminin yanında Doğu Karadeniz Bölgesi’nin topografyasına, iklimine ve bitki örtüsüne geçiş yerleri ile farklı güzellikleri bir arada barındırmaktadır. Yüksek ovaları, zengin çiçek çeşitliliğine sahip yaylaları ve iki gölü ile Ardahan keşfedilmeyi bekleyen bir doğa cennetidir.

İl genelinde Kısır dağının çevresi hariç diğer dağların hemen hemen çoğunun kuzey yamaçları saf sarıçam ormanları ile kaplıdır. Farklı olarak Posof çevresinde ladin, diğer yapraklı türlerden titrek kavak, söğüt, huş, meşe, gürgen, kızılağaç mevcuttur.

Ardahan ilinin kuzey kesiminde Yalnızçam dağları, güneybatı kesiminde ise Allahuekber dağlarının uzantıları bulunmaktadır. Kuzeydoğusunda Keldağı, doğusunda Akbaba dağı ve ilin en yüksek noktasını oluşturan Kısır dağının doruğu ise güney kesiminde bulunmaktadır.

Ardahan ilinde Kura nehrinin geçtiği yerlerde oluşan Kura vadisi bulunmaktadır.

Ardahan merkez ilçenin de üzerinde kurulduğu Ardahan Ovası 180 km2'lik alan ile ilin en büyük ovasıdır.

Diğer önemli ova ise Göle ilçe merkezinin üzerinde kurulu bulunduğu 150 km2'lik Göle Ovası’dır. Göle Ovası’nın yüksekliği ortalama 2000 m. civarındadır. Ayrıca nispeten daha küçük alanlardan oluşan Hanak Ovası (20 km2) ve Hoçuvan ovası (14 km2) da bu grupta adlandırılabilir. Mevcut ovalar büyük oranda çayırlarla kaplı olup, bunların bir kısmında tahıl, yem bitkileri ve önemli oranda da çayır otu üretimi yapılmaktadır. İlkbahar ve sonbaharda ise hayvan otlatma alanı olarak kullanılmaktadır.

Ardahan ilindeki mevcut dağların tamamının daha çok güney yamaçları ve etekleri 3 aylık yaz mevsiminde yayla olarak kullanılmaktadır. Ortalama 2000-2800 m. yükseklikte olan bu yaylalar, sahip olduğu zengin otlaklarla hayvancılık için elverişli bir ortam oluşturmaktadır. Farklı olarak Artvin-Ardanuç sınırında Yalnızçam dağları üzerinde bulunan Bülbülhan ve Botanik yaylaları Erzurum, Artvin ve Ardahan'ın katılımı ile panayır ve pazar amaçlı kullanılmaktadır.

İlin en önemli doğal güzelliği Damal Dağları’na yansıyan Atatürk siluetidir. Her yıl 15 Haziran-15 Temmuz tarihleri arasında Damal ilçesinin Yukarı Gündeş köyü, Karadağ yamaçlarında oluşan bu olay bir doğa harikasıdır. Bu tarihler arasında güneş batarken dağın yamacında bulunan dere yatağının bir tarafının gölgesi diğer tarafına yansımakta ve tamamen doğal olarak Ulu Önder Atatürk'ün siluetini oluşturmaktadır.

123 km2’lik bir alana sahip olan Çıldır Gölü Doğu Anadolu Bölgesi’nin Van Gölü’nden sonra en yüksek gölüdür. Çevresinde bulunan tarihi eserler ve doğal güzellikleriyle önemli bir turizm potansiyeline sahiptir.

İl genelinde Urartu kalelerinin özelliklerini andıran kaleler, bu yörede yaşamış gayrimüslim tebaanın yaptığı küçük şapel niteliğinde kiliseler, tarihi camiler Ardahan ve çevresine özgü mimari özelliklerine sahip evler, hamamlar, çeşmeler, köprüler, çeşitli dönemlerin izlerini taşıyan heykel ve figürler bulunmaktadır.

Ardahan Kalesi 1559'dan itibaren inşa edilmeye başlanmış ve tam olarak 1578 yılında bugünkü şekline kavuşmuştur. Ardahan Kalesi’nin batıdaki büyük kapısında bulunan 65x71 cm'lik sert kızıl taş üzerine kabartma nesih yazı ile üç satırlık kitabe de Kanuni Sultan Süleyman'ın saltanatının son zamanlarında ilave edilmiştir.

Ardahan Kalesi, Kanuni Sultan Süleyman devrinde mükemmel bir şekilde hizmete sokulmuştur.

Müderris İbrahim Efendi Camii ile Dedeşen Köyü Camii yörede sağlam kalmış eski tarihi cami olma özelliğini taşımaktadırlar.

İlin toplam yüzölçümü 4842 km2 dir. Bu arazinin yüzde 17'si tarım alanı olarak kullanılmaktadır. Ayrıca yüzde 60'ı çayır-mera, yüzde 6'sı ormanlık ve yüzde 17'si de tarım dışı arazidir.

Ardahan ekonomisi genel olarak tarım ve hayvancılık sektörüne dayanmaktadır. Uygun olmayan iklim şartları nedeniyle bitkisel üretim, miktar ve verim açısından son derece düşüktür. Geniş otlaklarıyla hayvancılık alanında uğraşanlara birçok doğal imkan sunan il bu sektörün gelişmesine çok müsaittir. Geleneksel usullerle yapılan hayvancılığın ıslah edilmesiyle bölgede önemli gelişmeler olacağı muhakkaktır. Koyun, sığır ve kaz bölgede en fazla yetiştirilen hayvan türleridir. Hayvancılıktan elde edilen ürünler hem ailelerin kendi günlük ihtiyaçlarında hem de bölgedeki süt ve et işleme tesislerinde değerlendirilerek bölge dışına da gönderilmektedir.

Halkın en önemli geçim kaynağı olan hayvancılıktan elde edilen sütü değerlendirmek amacıyla, il genelinde toplam 33 adet süt ve süt ürünleri işletmesi kurulmuş olup, bu işletmelerde üretimi yapılan ana mallar tereyağı, beyaz peynir ve kaşar peyniridir.

Süt ürünleri içerisinde kaşar peyniri üretimi il'de ön plana çıkmaktadır. Mevcut tüm süt işleme tesislerinin kullanımdaki kapasitelerinin büyük oranı kaşar peyniri üretimine yöneliktir.

Ardahan’da sanayi kesimi üretiminin il ekonomisine katkısı yok denecek kadar azdır. Üretim girdilerine ve büyük pazarlara uzak olan ayrıca yeterli sermaye birikimi olmayan ilde, sanayileşme yeterince gelişme gösterememiştir.

Bölgede oluşan imalat sanayi ise sınırlı düzeyde kalmış olup, genelde bölgesel pazara hitap eden bir özellik göstermektedir. İlde organize sanayi bölgesi kurma çalışmaları devam etmektedir.

1996 yılında yatırım programına alınan ve 150 hektarlık alanda kurulması planlanan organize sanayi bölgesinin etüt-proje çalışmaları tamamlanarak kamulaştırma işlemlerine başlanmıştır. İl merkezinde 1986 yılında 132 işyeri kapasiteli küçük sanayi sitesi kurulmuştur. Yatırım programında yer alan Göle ve Hanak küçük sanayi sitesi kurma çalışmaları devam etmektedir. Ardahan'da kamuya ait 1, özel sektöre ait 11 sanayi tesisi bulunmaktadır. Bu tesislerin çoğunluğu tarımsal ürün işleyen tesislerdir. Ardahan İlini Kalkındırma ve Geliştirme Vakfı bünyesinde faaliyet gösteren Halıcılık Limited Şirketi yöre halıcılığını geliştirmek, Arıcılık Limited Şirketi ise Kafkas arı ırkını yaygınlaştırarak arıcılığı geliştirme yönünde faaliyet göstermektedir.

İlde 132 şirket faaliyet göstermektedir. Ardahan ile Gürcistan arasında Posof-Türkgözü, Çıldır-Aktaş sınır kapıları bulunmaktadır. Türkgözü Gümrük Kapısı 1995 yılından beri faaliyettedir. Aktaş Sınır Kapısı ise henüz faaliyete geçmemiştir. Bu sınır kapıları sayesinde Orta Asya Türk Cumhuriyetleri ve Kafkas ülkeleriyle sınır ticareti gündeme gelmiştir. Ardahan'a 27/12/1996 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı ile sınır ticareti izni verilmiş ve bu kapsamda 1998 yılı ortalarına kadar sınırsız motorin ticareti il için önemli bir gelir kaynağı teşkil etmiştir. Bakanlar Kurulunun 04/06/1998 tarihli kararı ile motorin ticaretine kısıtlama getirilmesi ile bu ticaret önemini yitirmiştir. 2002 yılı eylül sonu itibari ile Türkgözü Sınır Kapısı’ndan 364 bin 318 dolarlık ithalat, 2.726.228 dolarlık ihracat gerçekleştirilmiştir.

İlin nüfusu 22 Ekim 2000 nüfus sayımı kesin sonuçlarına göre 133 bin 756’dır.

Ardahan'da tarım ekonomisinin egemen olması nedeniyle nüfusun yüzde 70'i köylerde, yüzde 30'u ise şehirde yaşamaktadır

Ardahan’ın ilçeleri Çıldır, Damal, Göle, Hanak ve Posof’dur.

Very beautiful colours!!!

It is said to have been built during the first half of the 11th century by Grigor Magistros the son of Vasak Pahlawuni.

Friends

  • loading Loading…

 

The Doc's groups