This is how your name and profile photo will appear on Panoramio if you connect this Google+ account.
You cannot switch to a different account later.
Learn more.
Şehirdeki Türk garnizonunun Rus Ordusu üzerine yaptığı huruç harekatı.... Tarih :14 Nisan - 23 Haziran 1854.... Bölge :Silistre, Bulgaristan..... Sonuç :Kesin Osmanlı zaferi...
Taraflar: Osmanlı İmparatorluğu ; Rusya İmparatorluğu ... Komutanlar : Osmanlı:Müşir Ömer Lütfi Paşa,Musa Hulusi Paşa (Kale Komutanı)...... Rusya :Mareşal İvan Paskeviç,Prens Mihail Gorçakov ..... Güçler : 10.000 Osmanlı askeri, 80.000 rus askeri....... Kayıplar : Osmanlı :Musa Hulusi Paşa,68 ölü,121 yaralı....... Rusya :General Selvan,General Schilder,10,000 ölü & yaralı
Silistre Kuşatması (14 Nisan - 23 Haziran 1854) Kırım Savaşı'nda Rus Ordusu'nun Tuna'yı geçerek Silistre'yi kuşatmasıyla başlayan, ön çatışmalar dışında 41 gün boyunca devam eden kuşatma sonucunda Rus Ordusu'nun geri çekilmesiyle sonuçlanan kuşatmadır. Huruç hareketi ile Rus Ordusu'nun geri çekilmesini sağlayan Serdar-ı Ekrem Müşir Ömer Lütfi Paşa komutasındaki Osmanlı Ordusu, taarruza geçerek Bükreş ve İbriş şehirlerine girdi.
General İvan Paskeviç komutasındaki Rus ordusu, Tuna üzerinde Silistre kalesindeki Osmanlı güçlerini kuşatarak 70 gün boyunca yoğun bir baskı altına aldı.
General Paskeviç'in yardımcısı bir topçu subayı olan Prens Mihail Dmitrieviç Gorçakov'du. Kuşatma harekatı, 14 Nisan günü Tuna'nın kuzey kıyısında Rus topçu bataryalarının konuşlandırılmasıyla başladı. Başlangıçta Rus ordusunun mevcudu 50.000'den giderek 80.000'e kadar yükseldi.
Silistre kale komutanı Topçu Feriki (Tümgeneral) Musa Hulusi Paşa'ydı. Kentin savunma tahkimatının planlarını, bir Prusyalı olan Albay (Baron) Grach yapmıştı. Merkezde yarım daire şeklindeki taş bir yapı olan Mecidiye Tabyası ve çevresinde onu koruyan 140 m uzunluğunda Arap Tabya adı verilen bir toprak Tabya yer alıyordu. Kent, bunun yanındaki Yılanlı Tabya ve diğer tabyaları birbirine bağlayan toprak siperlerden oluşan bir savunma hattı boyunca 10.000 civarında Osmanlı askeri tarafından savunulmaktaydı.
İki hafta içinde Rus topçusu kuzeyde Tuna üzerinde bir adada ve güney batıda Arap Tabya ile Yılanlı Tabya karşısında konuşlanmıştı. Üçüncü haftanın sonunda kentin etrafındaki çember kapandı. Karşılıklı topçu ateşi ve piyade saldırıları birbirini kovaladı. Karargahı ve yığınağı güneyde Şumnu'da olan Osmanlı Başkomutanı Serdar-ı Ekrem Ömer Paşa kuşatmayı kırmak için hemen harekete geçmedi. İngiliz ve Fransız Başkomutanlarını Şumnu'ya davet etti. Yapılan değerlendirmede, müttefiklerin Varna limanına çıkmalarına karar verildi. 28 Mayıs'ta müttefik birlikler İstanbul'dan gemiye binmeye başladılar.
Zamanın daraldığını gören Rus ordusu baskıyı arttırdı. Kale muhafızları da yüksek bir direnç gösterdiler. Çarpışmalar giderek sertleşti. Haziran başında Musa Paşa'nın şehit düştüğü haberi geldi (ölümünden kısa bir süre önce Müşir, yani Mareşal, rütbesine yükseltilmişti). Ardından 10 Haziran'da General Paskeviç yaralanarak komutayı Prens Gorçakov'a bıraktı.
Gorçakov 22 Haziran'da son ve büyük bir saldırı planladı. Bu saldırıda Gorçakov ve yardımcısı ağır yaralandı. 23 Haziran gecesi ani bir emirle Rus ordusu çekilmeye başladı.
Silistre kuşatması Osmanlı Devleti için stratejik ve moral bir zaferle sonuçlandı. "Silistre Müdafaası" üzerine destanlar ve marşlar (Dikran Çuhacıyan Efendi) ve bir de önemli tiyatro eseri (Vatan, Yahut Silistre) yazıldı.
Çarpışma diplomatik ve askeri sonuçlar da doğurdu. Avusturya, Balkanlar'dan çekilmesi için Rusya'ya nota verdi. Müttefik güçleri stratejik hedef olan Sivastopol'e hamle yapmak üzere Varna'da yığınağa başladılar..
Maldivler:
Başkent ve en büyük kent Malé
4°10′K 73°30′D / 4.167°K 73.5°D / 4.167; 73.5
Resmî dil(ler) Dhivehi ,İngilizce
Yönetim biçimi :
Devlet Başkan Abdulla Yameen .....
Meclis Başkanı Abdulla Shahid ......
Anayasa Mahkemesi Başkanı Ahmed Faiz Hussain ....
Kuruluş : - Birleşik Krallık'tan 26 Temmuz 1965 ....
Nüfus : - Temmuz 2005 tahmini 329.000 (176.1) ....
- 2006 sayımı 298.842 [1]
GSYİH (SAGP) 2005 : - Toplam 2,569 milyar $ (162.) ....
- Kişi başına 7.675 $ (79.) .....
İGE 0.741 (orta) (2007).....
Para birimi Rufiyaa (MVR) ....
Zaman dilimi (UTC+5) ....
Internet TLD .mv ....
Telefon kodu 960 ....
1 Rank based on UN estimate for 2005. ....
Maldivler, resmî adıyla Maldiv Cumhuriyeti, Hint Okyanusu'nda 1.200 adadan oluşan bir devlettir. Hindistan'ın güneyinde ve Sri Lanka'nın yaklaşık 750 kilometre (435 mil) güneybatısında yer alır. Küresel iklim değişiklikleri yüzünden yüzyıl içerisinde sular altında kalacağı öngörülen Maldiv halkına, 15 Kasım 2005 itibarıyla Avustralya'ya sığınma hakkı verilmiştir.
1.200 adanın 281'inde insan yaşamaktadır. 1.000 civarında ada hâlen boştur. Yerleşim bulunan 281 adadan 195'inde Maldivliler, 86 ada ise "otel ada" şeklinde kullanılmaktadır.
Maldiv halkının % 97'si Müslüman olup devlet "başkanlık" tipi cumhuriyet ile yönetilmektedir.
Tarihi:
Adalarda yerleşim binlerce yıl öncesine dayanmaktadır.
Daha önce Budist olan ada halkı, Arap tüccar Abul Barakhat Al-Bar Bari'nin tebliğiyle Müslümanlığı seçmiştir.
Sırasıyla, Portekiz ve Hollandalıların saldırılarıyla ve kısa süreli hakimiyetleriyle boğuşan Maldivliler, 75 sene İngilizler'in hakimiyetine boyun eğmek zorunda kalmış, 1965 yılında İngiltere'den bağımsızlıklarını kazanmışlardır. Daha sonra 3 sene Kral Muhammad Fareed saltanatı devam etmiştir.
11 Kasım 1968'de Monarşi kaldırılmış ve İbrahim Nasir başkanlığı idaresinde Cumhuriyete geçilmiştir. Cumhuriyet idaresine geçiş sembolik olmaktan öteye gitmemiş olsa da, 1970'lerin başlarından itibaren turizm adalarda gelişmeye başlamıştır.
1968'den bu yana Devlet Başkanı olan Maumoon Abdul Gayyoom, Ekim 2008'de yapılan seçimlerle iktidarını genç lider Mohamed Nasheed'e bırakmıştır. Batılı Devletlerin "diktatör"lükle suçladığı Maumoon Abdul Gayyoom, seçimlerle iktidarını muhalifine devreden ender "diktatörler" arasına adını yazdırmıştır.
Ekonomi:
Turizm ve balıkçılık, Maldiv ekonomisinin iki temel bileşenidir. Gemicilik, bankacılık ve taşımacılık da hatırı sayılır bir hızla büyümektedir.
Dünyanın tüm büyük kara parçalarına uzak bu adalar ülkesinde hemen her şey İthalat yoluyla sağlandığından, yerel halk büyük bir sıkıntı çekmektedir.
Maldiv parası birimi Rufiyaa'dır. (1 Rufiyaa = 12 kuruş)
Balıkçılık:
Maldiv ekonomisi yüzyıllardır bütünüyle balıkçılık ve diğer deniz ürünleri üzerine kuruludur. Balıkçılık ülke halkının ana mesleğidir ve balıkçılık sektörünün gelişmesine yönelik çalışmalar hükümetin özellikle öncelik verdiği bir iştir.
1974 yılında geleneksel balıkçılığı makineleştiren "Dhoni" isimli balıkçı botu, balıkçılığın ve daha genel anlamda ülke ekonomisinin gelişmesinde önemli bir kilometretaşı olmuştur. 1977 yılında Felivaru adasında bir Japon firmasının işbirliği ile balık konserve fabrikası kurulmuştur.
Ev endüstrisi:
Turizm sektörünün gelişmesi, ülkede geleneksel hasır dokuma, ahşap işleri, el işleri, halat yapımı gibi ev endüstri ürünlerinin gelişmesine de hız kazandırmıştır. Matbaacılık, PVC boru yapımı, tuğla yapımı, deniz motoru tamiri, giyim eşyası üretimi ve içme suyu şişeleme gibi sektörler de son zamanlarda gelişmektedir.
Adalet:
Mahkeme başkent Male'dedir. Islam ve eski sömürge İngilitere'nin yasalardan oluşan bir anayasa uygulanmaktadır.
Coğrafi konumu: 3 15 Kuzey enlemi, 73 00 Doğu boylamı
Haritadaki konumu: Asya
Yüzölçümü: 300 km²
Sınırları: 0 km
Sahil şeridi: 644 km
İklimi: Tropikal
Arazi yapısı: Beyaz kumsallar, düzlükler
Deniz seviyesinden yüksekliği: 2,4 metre en alçak noktası: Hint Okyanusu 0 m
En yüksek noktası: Addu Atolu 2.4 m
Doğal kaynakları: Balık
Arazi kullanımı: Tarıma uygun topraklar: %13,33
Daimi ekinler: %30
Diğer: %56,67 (2005 verileri)
Kültür:
Maldivlerin kültürü komşu olan yakın Srilanka ve Hindistan kültürleri benzer. Bunun nedeni zamanında adalara göçmen eden insanlar Srilanka'dan gelmektedir. Dünyanın tüm büyük kara parçalarına uzak bu ülkenin gelişimi çok dinamik degildir. Bu nedenle son 1980'lere kadar fazla degişikler olmamıştır.
Genel tropik ülkeler gibi çok eğlenceli bir kültür yoktur. Fakat genel halk daha sakin ve yavaş bir hayat düzeni sever.
Turizm:
Turizmin gelişmesi, ülkenin ekonomisinin de büyümesini sağlamıştır. Doğrudan ve dolaylı olarak istihdam ve gelir artışı sağlamıştır. Günümüzde turizm ülkenin en büyük döviz kaynağı haline gelmiştir ve ülke ekonomisinin %20'sini oluşturmaktadır. 84 turistik tesisi ile 2000 yılında 467,154 turisti ağırlamıştır. Maldiv Adaları 2008 yılında 683.012 turisti ağırlamıştır. En fazla turistin geldiği ülkeler: İngiltere, Italya, Almanya, Rusya ve Fransa'dır.
Maldivler'de resortlar adalar üzerine kurulmuştur ve her resort genelde adanın adıyla anılmaktadır. Resortlardan en ünlüleri: One and Only Reethi Rah Resort, Huvafen Fushi Resort, Naladhu Resort, W Retreat Resort, Banyan Tree Resort, The Beach House at Manafaru Resort,Ayada Resort ve Sheraton Resort'tur. Resortlarda iki ayrı oda kategorisi bulunmaktadır: Beach Bungalow (Sahil Villa) ve Water Bungalow(Suüstü Villa). Water Bungalowlar, denizin üstüne çakılan kazıklar üzerine inşa edilmiştir. Birçok resortta "no news-no shoes" uygulaması vardır. (haber okumak yok, ayakkabı yok !) Tesislerin çoğunda "buttler" (bir çeşit uşak, sadece size hizmet eden görevli) bulunur. Ayrıca, birçok resorta 12 yaş altı çocuk kabul edilmemektedir. (The Beach House, W Retreat, Baros Island Resort gibi). Water Bungalowlar 12 yaş altı çocuklar için güvenlik gerekçesiyle yine yasaktır.
Gebze............
Koordinatlar: 40°48′K 29°26′D / 40.8°K 29.433°D / 40.8; 29.433
İl : Kocaeli .....Coğrafî bölge : Marmara ....
Yönetim :
- Kaymakam Mehmet Arslan...
- Belediye başkanı Adnan Köşker (AKP)....
Yüzölçümü : - Toplam 418 km2 (161,4 mi2) ....
Rakım :190 m (623 ft) ....
Nüfus (2014)..... - Toplam 338,412
Posta kodu 41400 .....
İl alan kodu 262 ....
İl plaka kodu 41 D 41 L 41 U 41 UA 41 TA .....
İnternet sitesi:http://www.gebze.bel.tr/.....
Gebze, (antik adları: Dakibyza ve Libyssa), Kocaeli'nin bir ilçesi. Marmara Bölgesi'nin en büyük sanayi kentlerinden biridir.
Tarihçe : Gebze'nin de içinde bulunduğu, Bitinya bölgesinin bilinen en eski tarihi, MÖ XII. yüzyıla kadar dayanır. Asya ile Avrupa kıtaları arasındaki en önemli geçit yeri olan Kocaeli Yarımadası ya birçok ulusun yurdu ya da gelip geçtikleri, uygarlıklarından izler bıraktığı bir yer olmuştur.
Bilinen ilk ulus göçünü de MÖ 12. yüzyılın başlarında Frigler yapmıştır. Boğaz yoluyla Yarımada'ya gelen Frigler, buradan Anadolu'ya dağılmışlardır.
Bugün Gebze'nin olduğu yerde, MÖ 281-MÖ yıllarında Kral I. Nicomedes'in egemenliğindeki Bitinya Krallığı dönemindeki Dakibyza ve Libyssa adında yerleşmeler vardı. Bu yerleşim alanlarının araştırmalara konu olmasının en önemli nedeni ise, ünlü Kartacalı komutan Hannibal'ın krallık döneminde burada yerleşmiş olmasıdır. Hannibal, Zama Savaşı'ndaki yenilgisinden sonra ülkesinde itibar görmemiş ve Bitinya Krallığı´na iltica etmek zorunda kalmıştır.Hannibal'ın mezarı Gebze TÜBİTAK Yerleşkesi içerisinde bulunmaktadır.
Nüfus : 2008 yılından yerel seçimlerden önceki nüfusu 500.000 bin kişinin üzerindeyken seçimlerden önce Gebzenin semtleri Darıca,Çayırova,Dilovası ilçe oldu ve Gebzeden ayrıldılar. TÜİK tarafından yapılan ADNK 'a göre 2013 yılı sonunda Gebze ilçe nüfusu 329.195 bin olmuştur.Gebze bölge nüfusu ise 642.726 olmuştur.
Ekonomi : Türkiye, ekonomik gelişmişlik bakımından altı gruba ayrılmıştır. I. derece gelişmiş iller İstanbul ili, Ankara ili, İzmir ili, Bursa ili, Kocaeli ili ve Yalova ili'dir. Bu bağlamda Gebze, Türkiye'nin ekonomik açıdan en gelişmiş altı ilinden birinde bulunmaktadır. Gebze ayrıca Kocaeli ili GSYİH'sının %33.7'sini oluşturur. Gebze ayrıca Türkiye GSHİY'sının %1.69'unu üretmiştir.
Önemli yerler :
Hünkar Çayırı - Gebze Center Alışveriş Merkezi - Gebze Kent Meydanı - Tatlıkuyu Vadisi(2014) - Eskihisar Kalesi - Osman Hamdi Bey Müzesi - Anibal' ın Mezarı - Eskihisar Amfi Tiyatro - Darıca Kalesi - Çoban Mustafa Paşa Camii - Çoban Mustafa Paşa Külliyesi - Hünkar Çeşmesi - Çarşı Çeşmesi - Eskihisar Çeşmesi - Ballıkayalar - Boğaziçi Hayvanat Bahçesi - Yahya Kaptan anıt mezarı - Sultan Hamid camii - Demirciler Konağı - Fatih Sultan Mehmed Otağı - TÜBİTAK MAM - TÜSSİDE - BİLGEM - GYTE - TSE Kalite Kampüsü - Turkcell Teknoloji Merkez
Tuna Nehri:
Almanya'nın güneyinde Kara Orman bölgesinde Donaueschingen kasabasında Brigach ve Breg nehirlerinin birleşmesiyle meydana gelen nehir...
Tuna nehri havzası, 801.463 km2 toplam alanıyla Volga Nehri'nden sonra Avrupa'nın en büyük ikinci nehir havzasıdır. Nehir 10 ülkeyi katederek Karadeniz'e dökülmektedir. Tuna nehri havzası, 19 ülkeden 80 milyondan fazla insan tarafından paylaşılmakta olup, bu özelliği onu dünyanın en uluslararası nehir havzası yapmaktadır.
Eğim durumuna göre Tuna nehri havzası; üst, orta ve aşağı havzalar olmak üzere üç alt bölgeye ayrılmaktadır.
Üst havzası Almanya'daki kaynağından, Slovakya'dan Bratislava'ya kadar uzanır.
Orta havza üç alt bölgeden en büyüğü olup, Bratislava’ dan Sırbistan ve Romanya sınırındaki Demirkapı barajına kadar uzanmaktadır.
Romanya ve Bulgaristan arasındaki ovalar, platolar ve dağlar Tuna nehrinin Alt havzasını oluşturmaktadır.
Karadeniz'e ulaşmadan önce nehir 3 ana kola ayrılmakta ve 6.750 km² lik Tuna Deltası'nı şekillendirmektedir.
Tuna deltasından nehrin yukarısına doğru 2.411 km boyunca gemilerle nehirde yol almak mümkün olup, bu da toplam nehir uzunluğunun % 87’ sine tekabül etmektedir. Tuna nehri üzerinde, Kelheim ve Karadeniz arasında gemiler için 78 adet liman bulunmaktadır.
Tuna nehrine doğuş yeri Kara Orman’ dan Karadeniz arasına kadar 27 büyük, 300 den fazla küçük dere katılmaktadır. Bunlar arasında Tisa 966 km ile en uzun kolu oluşturmakta ve en büyük havza alanına sahiptir. Ayrıca 500 km den uzun kolları; Prut (950 km), Drava (893 km), Sava (861 km), Olt (615 km), Siret (559 km) ve Inn (515 km) nehirleri oluşturmaktadır.
Tuna nehri havzasını oluşturan ülkelere göre alan dağılımı şöyledir: Romanya (%29), Macaristan (%11,6), Sırbistan (%10,2), Avusturya (%10), Almanya (%7), Bulgaristan (%5,9), Slovakya (%5,9), Bosna-Hersek (%4,6), Hırvatistan (%4,4), Ukrayna (%3,8), Çek Cumhuriyeti, (%2,9), Slovenya (%2), Moldova (%1,6), Karadağ (0,9), İsviçre (%0,2), ve diğer (<%0,1 Arnavutluk, Makedonya, İtalya ve Polonya)
Tuna Nehri'nin isimleri:
Çekçe, Lehçe (dil) ve Slovakça: Dunaj
Almanca:Donau
Macarca: Duna
Slovence: Donava
Slovakça: Dunay
Hırvatça: Dunav
Sırpça ve Bulgarca : Dunav/Дунав (Dunaiiro)
Rumence: Dunăre, Dunărea
Rusça ve Ukraynaca: Дунáй (Dunay)
Latince: Danubius, Danuvius, Ister
Eski Yunanca: Istros
Türkçe: Tuna
İbranice: Duner - דונער veya Tin'e - טינע
İtalyanca: Danubio
İngilizce: Danube
Kısımları:
Tuna Nehri 3 bölüm olarak incelenir. Bunlar;
Yukarı Tuna, nehrin kaynağından Devin Geçiti'ne kadar olan kısımdır.
Orta Tuna, Yukarı Tuna Bölümünün sonundan başlayarak, Sırbistan-Romanya sınırındaki Demir Geçit'e son bulur.
Aşağı Tuna, bu kısım Demir Geçit'ten Karadeniz kıyısındaki Romen şehri Sulina'ya kadardır.
Adalar:
Bazı önemli adalar;
Adakale; geçmişte Türk nüfusun yaşadığı ama şimdi baraj suları altında kalan ada
Csepel Adası; Tuna'nın en büyük adası.
Kanallar;Nehir birçok kanal vasıtası ile su yolu taşımacılığı için daha uygun hale getirilmiştir. Başlıca kanallar;
Ren-Main-Tuna Kanalı (Almanca: Rhein-Main-Donau-Kanal)
Tuna-Karadeniz Kanalı (Rumence: Canalul Dunăre – Marea Neagră)
Tuna-Tisza-Tuna Kanalı (Sırpça: Kanal Dunav-Tisa-Dunav/ Канал Дунав-Тиса-Дунав)
Kültür;
Sultanlar Yolu ;trekking parkuru Tuna nehri boyunca oluşturulan uzun menzilli kültür rotasıdır. Sultanlar Yolu Tuna nehri kıyılarında Viyanadan başlayarak Sırbistanda Smeredevo şehrine kadar Tuna boyunu takip eder. Smederevoda Tuna nehrinden ayrılarak İstanbulda sonuçlanır.
SILISTRE,BULGARİSTAN
Silistre (Bulgarca: Силистра / Silistra, Rumence: Durostor), Bulgaristan'ın kuzeydoğu kesiminde, Romanya sınırında, Tuna kıyısında şehir. Aynı adlı Silistre ilinin idari merkezi olan Silistre, tarihi Güney Dobruca bölgesindeki en önemli şehirlerden biridir.
Geçmişi: Kentin güneyinde ve güneydoğusunda eski kalelerin kalıntıları vardır. İS 2. yüzyılın başlarında Romalıların müstahkem bir kışla kurduğu Durostorum (ortaçağda Dristra, Bizans döneminde Dorostolon, Bulgarca Drster ya da Drustur) daha sonradan Moesia bölgesinin önemli kentlerinden biri olmuştur.[1]
Roma İmparatorluğu ikiye bölündükten sonra (395) Bizans devletinin (Doğu Roma) payına düşen Silistre, sırasıyla Avarlar'ın (584), Kiev Knezliği'nin (977), yeniden Bizanslılar'ın (981) ve Bulgarlar'ın (1197) eline geçti.
Silistre'de, Abdülmecit döneminde yapılmış Mecidiye Tabya kalıntılarıI. Murat döneminde Bulgaristan üzerine yürüyen sadrazam Çandarlı Ali Paşa komutasındaki Osmanlı ordusu tarafından ele geçirilen kent (1388) Rumeli Eyaleti'ne bağlı bir sancak haline getirildi. İlk sancakbeyliğine atanan Mihaloğlu Firuz Bey, Eflak voyvodası Mircea'nın düzenlediği saldırılara başarıyla karşı koydu; şehir Mircea'nın eline geçtiyse de (1392) yine aynı yıl Mircea'yı tutsak alan Osmanlı kuvvetlerince ele geçirildi.
Osmanlı yönetimine karşı ayaklanan Bulgar kralı İvan Şişman'ın bir ara denetimi altına aldığı kent, Yıldırım Bayezit'in Bulgaristan'ı Osmanlı topraklarına katmakla görevlendirdiği büyük oğlu şehzade Süleyman Çelebi tarafından üçüncü kez ele geçirildi ve Rumeli Eyaleti'nin Rusçuk Sancağı'na bağlı bir kaza merkezi yapıldı (1393). Ankara Savaşı'ndan sonra başlayan Fetret Devri'nde (1402-13) otorite boşluğundan yararlanan Eflak voyvodası Mircea'nın eline geçtiyse de Şeyh Bedrettin Ayaklanmasının bastırılması sırasında I. Mehmet tarafından geri alınarak Rumeli Eyaleti'ne bağlı bir sancak merkezi durumuna getirildi (1420).
Osmanlılar'a karşı oluşturulan Kutsal İttifak'a katılarak Silistre'ye saldıran ve kenti yağmalayan Eflaklılar, sancakbeyi Mustafa Bey tarafından püskürtüldüler (1595). III. Mehmet döneminde bir eyalet merkezi durumuna getirilen Silistre'yi Kırım hanı Gazi Giray'a arpalık olarak vermek isteyen eski serdarıekrem Satırcı Mehmet Paşa, bu yüzden Belgrad'da idam edildi (1599).
Zamanla bir ticaret merkezi ve önemli bir Osmanlı kalesi durumuna gelen Silistre, Osmanlı-Rus savaşlarında (1768-74, 1806-12, 1828-29, 1853-56 ve 1877-78) birçok çarpışmaya sahne oldu. 1768-1774 Osmanlı-Rus Savaşı sırasında, ordusuyla Tuna'nın güney yakasına geçen mareşal Romanzov, Silistre üzerine yürüdü. Ancak, kenti ve kalesini savunan Osmanlı kuvvetleri karşısında yenilgiye uğrayarak Tuna'nın kuzey kıyısına çekilmek zorunda kaldı (1773). Bu parlak zaferden sonra serasker Osman Paşa'ya "Gazi" uvanı verildi. Osmanlı yönetimine karşı ayaklanarak Silistre'ye saldıran Pazvantoğlu Osman'ı yenen serasker Küçük Hüseyin Paşa, böylece kenti ayaklanmacıların istilasından kurtardı (1797). 1806-1812 Osmanlı-Rus Savaşı'nda Silistre valisi Alemdar Mustafa Paşa kent üzerine yürüyen düşman kuvvetlerini bozarak (1807) Rus saldırısının hızını bir süre için kestiyse de Silistre'yi daha sonra kuşatmadan kurtaran Baba Paşa tutsak düşünce, kent kalesiyle birlikte Ruslar'a teslim oldu (1810). Bükreş Antlaşması'yla (1812) yeniden Osmanlı yönetimine giren Silistre, 1828-29 Osmanlı-Rus Savaşı'nda ikinci kez Rusların eline geçti. Edirne Antlaşması (1829) gereğince Osmanlılar'da kalması kararlaştırılan Silistre, ancak 1836'da Ruslar tarafından boşaltılarak Osmanlı Devleti'ne geri verildi. Kırım Savaşı'nda (1853-56 Osmanlı-Rus Savaşı) Rus ordusu kenti kuşattıysa da başarılı olamadı[2] (Silistre Kuşatması).
1864'te Tuna Vilayeti'nin kurulması üzerine bu vilayete bağlı bir sancak merkezine dönüştürüldü. 93 Harbi'nde (1877-78 Osmanlı-Rus Savaşı) yeniden Rusların eline geçti ve Berlin Antlaşması'yla (1878) Bulgaristan'a bırakıldı. II. Balkan Savaşı'ndan (1913) sonra bütün Güney Dobruca (Romencesi Cadrilater) gibi Romanya topraklarında kaldıysa da 1940'ta yeniden Bulgaristan'a verildi.
Günümüzde modern bir kent olan Silistre'de mobilya, tuğla, kiremit, hasır örgü ve paketleme malzemesi üretimi ile dokumacılık gelişmiştir. Nehir limanı tahıl taşımacılığı bakımından önem taşır. Kentin Ruse (Rusçuk)-Varna hattıyla demiryolu, Romanya ile karayolu bağlantısı vardır.
Coğrafya: Silistre, Bulgaristan'ın kuzeydoğu kesiminde, Tuna Nehri'nin güney kıyısında yer alır. Silistre Belediyesi şehir merkezi ve kapsadığı 18 köyle birlikte 516 km²'lik bir alanı, yerleşim yerleri dışındaki bölgelerle birlikte 27.159 km²'lik alanı kaplar. Romanya sınırında bulunan Silistre başkent Sofya'ya 431 km, Varna'ya 141 km ve Rusçuk'a 119 km uzaklıktadır.
Nüfus: 2012 yılı itibariyle Silistre şehir merkezinin nüfusu 35.230 kişi, Silistre Belediyesi'nin nüfusu 50.780'dir. 2011 yılına ait etnik dağılıma göre Silistre sakinlerinin kendi beyanlarına göre yapılan dağılıma göre nüfusun yüzde %88,3'ü Bulgar, %10,3'ü Türk, %0,4'ü Çingene'dir.
Yapılar: Silistre'de, Romalılar'ın kurduğu ve Osmanlı döneminde de birkaç kez elden geçirilen kalenin surlarından bir bölümü günümüzde de sağlamdır. XIX. yy. başlarında kale onarılırken valilerin oturması için Paşa sarayı inşa edilmiştir. Ayrıca Tuna Nehri üzerine büyük bir köprü yaptırılmıştır (XIX. yy. ikinci yarısı). Kentteki önemli Osmanlı camilerinin çoğu (Sinan Paşa'nın yaptırdığı Kurşunlu Cami, I. Bayezit'in yaptırdığı Kale Camisi vd) Osmanlı-Rus savaşları sırasında yıkılımıştır
Şehirdeki Türk garnizonunun Rus Ordusu üzerine yaptığı huruç harekatı....
Tarih :14 Nisan - 23 Haziran 1854....
Bölge :Silistre, Bulgaristan.....
Sonuç :Kesin Osmanlı zaferi...
Taraflar: Osmanlı İmparatorluğu ; Rusya İmparatorluğu ...
Komutanlar :
Osmanlı:Müşir Ömer Lütfi Paşa,Musa Hulusi Paşa (Kale Komutanı)......
Rusya :Mareşal İvan Paskeviç,Prens Mihail Gorçakov .....
Güçler :
10.000 Osmanlı askeri, 80.000 rus askeri.......
Kayıplar :
Osmanlı :Musa Hulusi Paşa,68 ölü,121 yaralı.......
Rusya :General Selvan,General Schilder,10,000 ölü & yaralı
Silistre Kuşatması (14 Nisan - 23 Haziran 1854) Kırım Savaşı'nda Rus Ordusu'nun Tuna'yı geçerek Silistre'yi kuşatmasıyla başlayan, ön çatışmalar dışında 41 gün boyunca devam eden kuşatma sonucunda Rus Ordusu'nun geri çekilmesiyle sonuçlanan kuşatmadır. Huruç hareketi ile Rus Ordusu'nun geri çekilmesini sağlayan Serdar-ı Ekrem Müşir Ömer Lütfi Paşa komutasındaki Osmanlı Ordusu, taarruza geçerek Bükreş ve İbriş şehirlerine girdi.
General İvan Paskeviç komutasındaki Rus ordusu, Tuna üzerinde Silistre kalesindeki Osmanlı güçlerini kuşatarak 70 gün boyunca yoğun bir baskı altına aldı.
General Paskeviç'in yardımcısı bir topçu subayı olan Prens Mihail Dmitrieviç Gorçakov'du. Kuşatma harekatı, 14 Nisan günü Tuna'nın kuzey kıyısında Rus topçu bataryalarının konuşlandırılmasıyla başladı. Başlangıçta Rus ordusunun mevcudu 50.000'den giderek 80.000'e kadar yükseldi.
Silistre kale komutanı Topçu Feriki (Tümgeneral) Musa Hulusi Paşa'ydı. Kentin savunma tahkimatının planlarını, bir Prusyalı olan Albay (Baron) Grach yapmıştı. Merkezde yarım daire şeklindeki taş bir yapı olan Mecidiye Tabyası ve çevresinde onu koruyan 140 m uzunluğunda Arap Tabya adı verilen bir toprak Tabya yer alıyordu. Kent, bunun yanındaki Yılanlı Tabya ve diğer tabyaları birbirine bağlayan toprak siperlerden oluşan bir savunma hattı boyunca 10.000 civarında Osmanlı askeri tarafından savunulmaktaydı.
İki hafta içinde Rus topçusu kuzeyde Tuna üzerinde bir adada ve güney batıda Arap Tabya ile Yılanlı Tabya karşısında konuşlanmıştı. Üçüncü haftanın sonunda kentin etrafındaki çember kapandı. Karşılıklı topçu ateşi ve piyade saldırıları birbirini kovaladı. Karargahı ve yığınağı güneyde Şumnu'da olan Osmanlı Başkomutanı Serdar-ı Ekrem Ömer Paşa kuşatmayı kırmak için hemen harekete geçmedi. İngiliz ve Fransız Başkomutanlarını Şumnu'ya davet etti. Yapılan değerlendirmede, müttefiklerin Varna limanına çıkmalarına karar verildi. 28 Mayıs'ta müttefik birlikler İstanbul'dan gemiye binmeye başladılar.
Zamanın daraldığını gören Rus ordusu baskıyı arttırdı. Kale muhafızları da yüksek bir direnç gösterdiler. Çarpışmalar giderek sertleşti. Haziran başında Musa Paşa'nın şehit düştüğü haberi geldi (ölümünden kısa bir süre önce Müşir, yani Mareşal, rütbesine yükseltilmişti). Ardından 10 Haziran'da General Paskeviç yaralanarak komutayı Prens Gorçakov'a bıraktı.
Gorçakov 22 Haziran'da son ve büyük bir saldırı planladı. Bu saldırıda Gorçakov ve yardımcısı ağır yaralandı. 23 Haziran gecesi ani bir emirle Rus ordusu çekilmeye başladı.
Silistre kuşatması Osmanlı Devleti için stratejik ve moral bir zaferle sonuçlandı. "Silistre Müdafaası" üzerine destanlar ve marşlar (Dikran Çuhacıyan Efendi) ve bir de önemli tiyatro eseri (Vatan, Yahut Silistre) yazıldı.
Çarpışma diplomatik ve askeri sonuçlar da doğurdu. Avusturya, Balkanlar'dan çekilmesi için Rusya'ya nota verdi. Müttefik güçleri stratejik hedef olan Sivastopol'e hamle yapmak üzere Varna'da yığınağa başladılar.
ayhan sen's conversations
MECIDIYE TABYASI,SILISTRE,BULGARISTAN
İÇERİK: Silistre Kuşatması:
Şehirdeki Türk garnizonunun Rus Ordusu üzerine yaptığı huruç harekatı.... Tarih :14 Nisan - 23 Haziran 1854.... Bölge :Silistre, Bulgaristan..... Sonuç :Kesin Osmanlı zaferi...
Taraflar: Osmanlı İmparatorluğu ; Rusya İmparatorluğu ... Komutanlar : Osmanlı:Müşir Ömer Lütfi Paşa,Musa Hulusi Paşa (Kale Komutanı)...... Rusya :Mareşal İvan Paskeviç,Prens Mihail Gorçakov ..... Güçler : 10.000 Osmanlı askeri, 80.000 rus askeri....... Kayıplar : Osmanlı :Musa Hulusi Paşa,68 ölü,121 yaralı....... Rusya :General Selvan,General Schilder,10,000 ölü & yaralı
Silistre Kuşatması (14 Nisan - 23 Haziran 1854) Kırım Savaşı'nda Rus Ordusu'nun Tuna'yı geçerek Silistre'yi kuşatmasıyla başlayan, ön çatışmalar dışında 41 gün boyunca devam eden kuşatma sonucunda Rus Ordusu'nun geri çekilmesiyle sonuçlanan kuşatmadır. Huruç hareketi ile Rus Ordusu'nun geri çekilmesini sağlayan Serdar-ı Ekrem Müşir Ömer Lütfi Paşa komutasındaki Osmanlı Ordusu, taarruza geçerek Bükreş ve İbriş şehirlerine girdi.
General İvan Paskeviç komutasındaki Rus ordusu, Tuna üzerinde Silistre kalesindeki Osmanlı güçlerini kuşatarak 70 gün boyunca yoğun bir baskı altına aldı.
General Paskeviç'in yardımcısı bir topçu subayı olan Prens Mihail Dmitrieviç Gorçakov'du. Kuşatma harekatı, 14 Nisan günü Tuna'nın kuzey kıyısında Rus topçu bataryalarının konuşlandırılmasıyla başladı. Başlangıçta Rus ordusunun mevcudu 50.000'den giderek 80.000'e kadar yükseldi.
Silistre kale komutanı Topçu Feriki (Tümgeneral) Musa Hulusi Paşa'ydı. Kentin savunma tahkimatının planlarını, bir Prusyalı olan Albay (Baron) Grach yapmıştı. Merkezde yarım daire şeklindeki taş bir yapı olan Mecidiye Tabyası ve çevresinde onu koruyan 140 m uzunluğunda Arap Tabya adı verilen bir toprak Tabya yer alıyordu. Kent, bunun yanındaki Yılanlı Tabya ve diğer tabyaları birbirine bağlayan toprak siperlerden oluşan bir savunma hattı boyunca 10.000 civarında Osmanlı askeri tarafından savunulmaktaydı.
İki hafta içinde Rus topçusu kuzeyde Tuna üzerinde bir adada ve güney batıda Arap Tabya ile Yılanlı Tabya karşısında konuşlanmıştı. Üçüncü haftanın sonunda kentin etrafındaki çember kapandı. Karşılıklı topçu ateşi ve piyade saldırıları birbirini kovaladı. Karargahı ve yığınağı güneyde Şumnu'da olan Osmanlı Başkomutanı Serdar-ı Ekrem Ömer Paşa kuşatmayı kırmak için hemen harekete geçmedi. İngiliz ve Fransız Başkomutanlarını Şumnu'ya davet etti. Yapılan değerlendirmede, müttefiklerin Varna limanına çıkmalarına karar verildi. 28 Mayıs'ta müttefik birlikler İstanbul'dan gemiye binmeye başladılar.
Zamanın daraldığını gören Rus ordusu baskıyı arttırdı. Kale muhafızları da yüksek bir direnç gösterdiler. Çarpışmalar giderek sertleşti. Haziran başında Musa Paşa'nın şehit düştüğü haberi geldi (ölümünden kısa bir süre önce Müşir, yani Mareşal, rütbesine yükseltilmişti). Ardından 10 Haziran'da General Paskeviç yaralanarak komutayı Prens Gorçakov'a bıraktı.
Gorçakov 22 Haziran'da son ve büyük bir saldırı planladı. Bu saldırıda Gorçakov ve yardımcısı ağır yaralandı. 23 Haziran gecesi ani bir emirle Rus ordusu çekilmeye başladı.
Silistre kuşatması Osmanlı Devleti için stratejik ve moral bir zaferle sonuçlandı. "Silistre Müdafaası" üzerine destanlar ve marşlar (Dikran Çuhacıyan Efendi) ve bir de önemli tiyatro eseri (Vatan, Yahut Silistre) yazıldı.
Çarpışma diplomatik ve askeri sonuçlar da doğurdu. Avusturya, Balkanlar'dan çekilmesi için Rusya'ya nota verdi. Müttefik güçleri stratejik hedef olan Sivastopol'e hamle yapmak üzere Varna'da yığınağa başladılar..
Maldivler: Başkent ve en büyük kent Malé 4°10′K 73°30′D / 4.167°K 73.5°D / 4.167; 73.5 Resmî dil(ler) Dhivehi ,İngilizce
Yönetim biçimi : Devlet Başkan Abdulla Yameen ..... Meclis Başkanı Abdulla Shahid ...... Anayasa Mahkemesi Başkanı Ahmed Faiz Hussain .... Kuruluş : - Birleşik Krallık'tan 26 Temmuz 1965 .... Nüfus : - Temmuz 2005 tahmini 329.000 (176.1) .... - 2006 sayımı 298.842 [1] GSYİH (SAGP) 2005 : - Toplam 2,569 milyar $ (162.) .... - Kişi başına 7.675 $ (79.) ..... İGE 0.741 (orta) (2007)..... Para birimi Rufiyaa (MVR) .... Zaman dilimi (UTC+5) .... Internet TLD .mv .... Telefon kodu 960 .... 1 Rank based on UN estimate for 2005. ....
Maldivler, resmî adıyla Maldiv Cumhuriyeti, Hint Okyanusu'nda 1.200 adadan oluşan bir devlettir. Hindistan'ın güneyinde ve Sri Lanka'nın yaklaşık 750 kilometre (435 mil) güneybatısında yer alır. Küresel iklim değişiklikleri yüzünden yüzyıl içerisinde sular altında kalacağı öngörülen Maldiv halkına, 15 Kasım 2005 itibarıyla Avustralya'ya sığınma hakkı verilmiştir.
1.200 adanın 281'inde insan yaşamaktadır. 1.000 civarında ada hâlen boştur. Yerleşim bulunan 281 adadan 195'inde Maldivliler, 86 ada ise "otel ada" şeklinde kullanılmaktadır.
Maldiv halkının % 97'si Müslüman olup devlet "başkanlık" tipi cumhuriyet ile yönetilmektedir.
Tarihi: Adalarda yerleşim binlerce yıl öncesine dayanmaktadır. Daha önce Budist olan ada halkı, Arap tüccar Abul Barakhat Al-Bar Bari'nin tebliğiyle Müslümanlığı seçmiştir. Sırasıyla, Portekiz ve Hollandalıların saldırılarıyla ve kısa süreli hakimiyetleriyle boğuşan Maldivliler, 75 sene İngilizler'in hakimiyetine boyun eğmek zorunda kalmış, 1965 yılında İngiltere'den bağımsızlıklarını kazanmışlardır. Daha sonra 3 sene Kral Muhammad Fareed saltanatı devam etmiştir.
11 Kasım 1968'de Monarşi kaldırılmış ve İbrahim Nasir başkanlığı idaresinde Cumhuriyete geçilmiştir. Cumhuriyet idaresine geçiş sembolik olmaktan öteye gitmemiş olsa da, 1970'lerin başlarından itibaren turizm adalarda gelişmeye başlamıştır.
1968'den bu yana Devlet Başkanı olan Maumoon Abdul Gayyoom, Ekim 2008'de yapılan seçimlerle iktidarını genç lider Mohamed Nasheed'e bırakmıştır. Batılı Devletlerin "diktatör"lükle suçladığı Maumoon Abdul Gayyoom, seçimlerle iktidarını muhalifine devreden ender "diktatörler" arasına adını yazdırmıştır.
Ekonomi: Turizm ve balıkçılık, Maldiv ekonomisinin iki temel bileşenidir. Gemicilik, bankacılık ve taşımacılık da hatırı sayılır bir hızla büyümektedir.
Dünyanın tüm büyük kara parçalarına uzak bu adalar ülkesinde hemen her şey İthalat yoluyla sağlandığından, yerel halk büyük bir sıkıntı çekmektedir.
Maldiv parası birimi Rufiyaa'dır. (1 Rufiyaa = 12 kuruş)
Balıkçılık: Maldiv ekonomisi yüzyıllardır bütünüyle balıkçılık ve diğer deniz ürünleri üzerine kuruludur. Balıkçılık ülke halkının ana mesleğidir ve balıkçılık sektörünün gelişmesine yönelik çalışmalar hükümetin özellikle öncelik verdiği bir iştir.
1974 yılında geleneksel balıkçılığı makineleştiren "Dhoni" isimli balıkçı botu, balıkçılığın ve daha genel anlamda ülke ekonomisinin gelişmesinde önemli bir kilometretaşı olmuştur. 1977 yılında Felivaru adasında bir Japon firmasının işbirliği ile balık konserve fabrikası kurulmuştur.
Ev endüstrisi: Turizm sektörünün gelişmesi, ülkede geleneksel hasır dokuma, ahşap işleri, el işleri, halat yapımı gibi ev endüstri ürünlerinin gelişmesine de hız kazandırmıştır. Matbaacılık, PVC boru yapımı, tuğla yapımı, deniz motoru tamiri, giyim eşyası üretimi ve içme suyu şişeleme gibi sektörler de son zamanlarda gelişmektedir.
Adalet: Mahkeme başkent Male'dedir. Islam ve eski sömürge İngilitere'nin yasalardan oluşan bir anayasa uygulanmaktadır.
Coğrafi konumu: 3 15 Kuzey enlemi, 73 00 Doğu boylamı Haritadaki konumu: Asya Yüzölçümü: 300 km² Sınırları: 0 km Sahil şeridi: 644 km İklimi: Tropikal Arazi yapısı: Beyaz kumsallar, düzlükler Deniz seviyesinden yüksekliği: 2,4 metre en alçak noktası: Hint Okyanusu 0 m En yüksek noktası: Addu Atolu 2.4 m Doğal kaynakları: Balık Arazi kullanımı: Tarıma uygun topraklar: %13,33 Daimi ekinler: %30 Diğer: %56,67 (2005 verileri)
Kültür: Maldivlerin kültürü komşu olan yakın Srilanka ve Hindistan kültürleri benzer. Bunun nedeni zamanında adalara göçmen eden insanlar Srilanka'dan gelmektedir. Dünyanın tüm büyük kara parçalarına uzak bu ülkenin gelişimi çok dinamik degildir. Bu nedenle son 1980'lere kadar fazla degişikler olmamıştır.
Genel tropik ülkeler gibi çok eğlenceli bir kültür yoktur. Fakat genel halk daha sakin ve yavaş bir hayat düzeni sever.
Turizm: Turizmin gelişmesi, ülkenin ekonomisinin de büyümesini sağlamıştır. Doğrudan ve dolaylı olarak istihdam ve gelir artışı sağlamıştır. Günümüzde turizm ülkenin en büyük döviz kaynağı haline gelmiştir ve ülke ekonomisinin %20'sini oluşturmaktadır. 84 turistik tesisi ile 2000 yılında 467,154 turisti ağırlamıştır. Maldiv Adaları 2008 yılında 683.012 turisti ağırlamıştır. En fazla turistin geldiği ülkeler: İngiltere, Italya, Almanya, Rusya ve Fransa'dır.
Maldivler'de resortlar adalar üzerine kurulmuştur ve her resort genelde adanın adıyla anılmaktadır. Resortlardan en ünlüleri: One and Only Reethi Rah Resort, Huvafen Fushi Resort, Naladhu Resort, W Retreat Resort, Banyan Tree Resort, The Beach House at Manafaru Resort,Ayada Resort ve Sheraton Resort'tur. Resortlarda iki ayrı oda kategorisi bulunmaktadır: Beach Bungalow (Sahil Villa) ve Water Bungalow(Suüstü Villa). Water Bungalowlar, denizin üstüne çakılan kazıklar üzerine inşa edilmiştir. Birçok resortta "no news-no shoes" uygulaması vardır. (haber okumak yok, ayakkabı yok !) Tesislerin çoğunda "buttler" (bir çeşit uşak, sadece size hizmet eden görevli) bulunur. Ayrıca, birçok resorta 12 yaş altı çocuk kabul edilmemektedir. (The Beach House, W Retreat, Baros Island Resort gibi). Water Bungalowlar 12 yaş altı çocuklar için güvenlik gerekçesiyle yine yasaktır.
Gebze............ Koordinatlar: 40°48′K 29°26′D / 40.8°K 29.433°D / 40.8; 29.433 İl : Kocaeli .....Coğrafî bölge : Marmara .... Yönetim : - Kaymakam Mehmet Arslan... - Belediye başkanı Adnan Köşker (AKP).... Yüzölçümü : - Toplam 418 km2 (161,4 mi2) .... Rakım :190 m (623 ft) .... Nüfus (2014)..... - Toplam 338,412 Posta kodu 41400 ..... İl alan kodu 262 .... İl plaka kodu 41 D 41 L 41 U 41 UA 41 TA ..... İnternet sitesi:http://www.gebze.bel.tr/.....
Gebze, (antik adları: Dakibyza ve Libyssa), Kocaeli'nin bir ilçesi. Marmara Bölgesi'nin en büyük sanayi kentlerinden biridir.
Tarihçe : Gebze'nin de içinde bulunduğu, Bitinya bölgesinin bilinen en eski tarihi, MÖ XII. yüzyıla kadar dayanır. Asya ile Avrupa kıtaları arasındaki en önemli geçit yeri olan Kocaeli Yarımadası ya birçok ulusun yurdu ya da gelip geçtikleri, uygarlıklarından izler bıraktığı bir yer olmuştur. Bilinen ilk ulus göçünü de MÖ 12. yüzyılın başlarında Frigler yapmıştır. Boğaz yoluyla Yarımada'ya gelen Frigler, buradan Anadolu'ya dağılmışlardır.
Bugün Gebze'nin olduğu yerde, MÖ 281-MÖ yıllarında Kral I. Nicomedes'in egemenliğindeki Bitinya Krallığı dönemindeki Dakibyza ve Libyssa adında yerleşmeler vardı. Bu yerleşim alanlarının araştırmalara konu olmasının en önemli nedeni ise, ünlü Kartacalı komutan Hannibal'ın krallık döneminde burada yerleşmiş olmasıdır. Hannibal, Zama Savaşı'ndaki yenilgisinden sonra ülkesinde itibar görmemiş ve Bitinya Krallığı´na iltica etmek zorunda kalmıştır.Hannibal'ın mezarı Gebze TÜBİTAK Yerleşkesi içerisinde bulunmaktadır.
Nüfus : 2008 yılından yerel seçimlerden önceki nüfusu 500.000 bin kişinin üzerindeyken seçimlerden önce Gebzenin semtleri Darıca,Çayırova,Dilovası ilçe oldu ve Gebzeden ayrıldılar. TÜİK tarafından yapılan ADNK 'a göre 2013 yılı sonunda Gebze ilçe nüfusu 329.195 bin olmuştur.Gebze bölge nüfusu ise 642.726 olmuştur.
Ekonomi : Türkiye, ekonomik gelişmişlik bakımından altı gruba ayrılmıştır. I. derece gelişmiş iller İstanbul ili, Ankara ili, İzmir ili, Bursa ili, Kocaeli ili ve Yalova ili'dir. Bu bağlamda Gebze, Türkiye'nin ekonomik açıdan en gelişmiş altı ilinden birinde bulunmaktadır. Gebze ayrıca Kocaeli ili GSYİH'sının %33.7'sini oluşturur. Gebze ayrıca Türkiye GSHİY'sının %1.69'unu üretmiştir.
Önemli yerler : Hünkar Çayırı - Gebze Center Alışveriş Merkezi - Gebze Kent Meydanı - Tatlıkuyu Vadisi(2014) - Eskihisar Kalesi - Osman Hamdi Bey Müzesi - Anibal' ın Mezarı - Eskihisar Amfi Tiyatro - Darıca Kalesi - Çoban Mustafa Paşa Camii - Çoban Mustafa Paşa Külliyesi - Hünkar Çeşmesi - Çarşı Çeşmesi - Eskihisar Çeşmesi - Ballıkayalar - Boğaziçi Hayvanat Bahçesi - Yahya Kaptan anıt mezarı - Sultan Hamid camii - Demirciler Konağı - Fatih Sultan Mehmed Otağı - TÜBİTAK MAM - TÜSSİDE - BİLGEM - GYTE - TSE Kalite Kampüsü - Turkcell Teknoloji Merkez
Kardeş şehirler : Karakol, Issık Göl, Kırgızistan
Tuna Nehri: Almanya'nın güneyinde Kara Orman bölgesinde Donaueschingen kasabasında Brigach ve Breg nehirlerinin birleşmesiyle meydana gelen nehir... Tuna nehri havzası, 801.463 km2 toplam alanıyla Volga Nehri'nden sonra Avrupa'nın en büyük ikinci nehir havzasıdır. Nehir 10 ülkeyi katederek Karadeniz'e dökülmektedir. Tuna nehri havzası, 19 ülkeden 80 milyondan fazla insan tarafından paylaşılmakta olup, bu özelliği onu dünyanın en uluslararası nehir havzası yapmaktadır.
Eğim durumuna göre Tuna nehri havzası; üst, orta ve aşağı havzalar olmak üzere üç alt bölgeye ayrılmaktadır.
Üst havzası Almanya'daki kaynağından, Slovakya'dan Bratislava'ya kadar uzanır. Orta havza üç alt bölgeden en büyüğü olup, Bratislava’ dan Sırbistan ve Romanya sınırındaki Demirkapı barajına kadar uzanmaktadır. Romanya ve Bulgaristan arasındaki ovalar, platolar ve dağlar Tuna nehrinin Alt havzasını oluşturmaktadır.
Karadeniz'e ulaşmadan önce nehir 3 ana kola ayrılmakta ve 6.750 km² lik Tuna Deltası'nı şekillendirmektedir. Tuna deltasından nehrin yukarısına doğru 2.411 km boyunca gemilerle nehirde yol almak mümkün olup, bu da toplam nehir uzunluğunun % 87’ sine tekabül etmektedir. Tuna nehri üzerinde, Kelheim ve Karadeniz arasında gemiler için 78 adet liman bulunmaktadır.
Tuna nehrine doğuş yeri Kara Orman’ dan Karadeniz arasına kadar 27 büyük, 300 den fazla küçük dere katılmaktadır. Bunlar arasında Tisa 966 km ile en uzun kolu oluşturmakta ve en büyük havza alanına sahiptir. Ayrıca 500 km den uzun kolları; Prut (950 km), Drava (893 km), Sava (861 km), Olt (615 km), Siret (559 km) ve Inn (515 km) nehirleri oluşturmaktadır.
Tuna nehri havzasını oluşturan ülkelere göre alan dağılımı şöyledir: Romanya (%29), Macaristan (%11,6), Sırbistan (%10,2), Avusturya (%10), Almanya (%7), Bulgaristan (%5,9), Slovakya (%5,9), Bosna-Hersek (%4,6), Hırvatistan (%4,4), Ukrayna (%3,8), Çek Cumhuriyeti, (%2,9), Slovenya (%2), Moldova (%1,6), Karadağ (0,9), İsviçre (%0,2), ve diğer (<%0,1 Arnavutluk, Makedonya, İtalya ve Polonya)
Tuna Nehri'nin isimleri: Çekçe, Lehçe (dil) ve Slovakça: Dunaj Almanca:Donau Macarca: Duna Slovence: Donava Slovakça: Dunay Hırvatça: Dunav Sırpça ve Bulgarca : Dunav/Дунав (Dunaiiro) Rumence: Dunăre, Dunărea Rusça ve Ukraynaca: Дунáй (Dunay) Latince: Danubius, Danuvius, Ister Eski Yunanca: Istros Türkçe: Tuna İbranice: Duner - דונער veya Tin'e - טינע İtalyanca: Danubio İngilizce: Danube
Kısımları: Tuna Nehri 3 bölüm olarak incelenir. Bunlar; Yukarı Tuna, nehrin kaynağından Devin Geçiti'ne kadar olan kısımdır. Orta Tuna, Yukarı Tuna Bölümünün sonundan başlayarak, Sırbistan-Romanya sınırındaki Demir Geçit'e son bulur. Aşağı Tuna, bu kısım Demir Geçit'ten Karadeniz kıyısındaki Romen şehri Sulina'ya kadardır.
Adalar: Bazı önemli adalar; Adakale; geçmişte Türk nüfusun yaşadığı ama şimdi baraj suları altında kalan ada Csepel Adası; Tuna'nın en büyük adası.
Kanallar;Nehir birçok kanal vasıtası ile su yolu taşımacılığı için daha uygun hale getirilmiştir. Başlıca kanallar;
Ren-Main-Tuna Kanalı (Almanca: Rhein-Main-Donau-Kanal) Tuna-Karadeniz Kanalı (Rumence: Canalul Dunăre – Marea Neagră) Tuna-Tisza-Tuna Kanalı (Sırpça: Kanal Dunav-Tisa-Dunav/ Канал Дунав-Тиса-Дунав)
Kültür; Sultanlar Yolu ;trekking parkuru Tuna nehri boyunca oluşturulan uzun menzilli kültür rotasıdır. Sultanlar Yolu Tuna nehri kıyılarında Viyanadan başlayarak Sırbistanda Smeredevo şehrine kadar Tuna boyunu takip eder. Smederevoda Tuna nehrinden ayrılarak İstanbulda sonuçlanır.
SILISTRE,BULGARİSTAN Silistre (Bulgarca: Силистра / Silistra, Rumence: Durostor), Bulgaristan'ın kuzeydoğu kesiminde, Romanya sınırında, Tuna kıyısında şehir. Aynı adlı Silistre ilinin idari merkezi olan Silistre, tarihi Güney Dobruca bölgesindeki en önemli şehirlerden biridir.
Geçmişi: Kentin güneyinde ve güneydoğusunda eski kalelerin kalıntıları vardır. İS 2. yüzyılın başlarında Romalıların müstahkem bir kışla kurduğu Durostorum (ortaçağda Dristra, Bizans döneminde Dorostolon, Bulgarca Drster ya da Drustur) daha sonradan Moesia bölgesinin önemli kentlerinden biri olmuştur.[1] Roma İmparatorluğu ikiye bölündükten sonra (395) Bizans devletinin (Doğu Roma) payına düşen Silistre, sırasıyla Avarlar'ın (584), Kiev Knezliği'nin (977), yeniden Bizanslılar'ın (981) ve Bulgarlar'ın (1197) eline geçti.
Silistre'de, Abdülmecit döneminde yapılmış Mecidiye Tabya kalıntılarıI. Murat döneminde Bulgaristan üzerine yürüyen sadrazam Çandarlı Ali Paşa komutasındaki Osmanlı ordusu tarafından ele geçirilen kent (1388) Rumeli Eyaleti'ne bağlı bir sancak haline getirildi. İlk sancakbeyliğine atanan Mihaloğlu Firuz Bey, Eflak voyvodası Mircea'nın düzenlediği saldırılara başarıyla karşı koydu; şehir Mircea'nın eline geçtiyse de (1392) yine aynı yıl Mircea'yı tutsak alan Osmanlı kuvvetlerince ele geçirildi.
Osmanlı yönetimine karşı ayaklanan Bulgar kralı İvan Şişman'ın bir ara denetimi altına aldığı kent, Yıldırım Bayezit'in Bulgaristan'ı Osmanlı topraklarına katmakla görevlendirdiği büyük oğlu şehzade Süleyman Çelebi tarafından üçüncü kez ele geçirildi ve Rumeli Eyaleti'nin Rusçuk Sancağı'na bağlı bir kaza merkezi yapıldı (1393). Ankara Savaşı'ndan sonra başlayan Fetret Devri'nde (1402-13) otorite boşluğundan yararlanan Eflak voyvodası Mircea'nın eline geçtiyse de Şeyh Bedrettin Ayaklanmasının bastırılması sırasında I. Mehmet tarafından geri alınarak Rumeli Eyaleti'ne bağlı bir sancak merkezi durumuna getirildi (1420).
Osmanlılar'a karşı oluşturulan Kutsal İttifak'a katılarak Silistre'ye saldıran ve kenti yağmalayan Eflaklılar, sancakbeyi Mustafa Bey tarafından püskürtüldüler (1595). III. Mehmet döneminde bir eyalet merkezi durumuna getirilen Silistre'yi Kırım hanı Gazi Giray'a arpalık olarak vermek isteyen eski serdarıekrem Satırcı Mehmet Paşa, bu yüzden Belgrad'da idam edildi (1599).
Zamanla bir ticaret merkezi ve önemli bir Osmanlı kalesi durumuna gelen Silistre, Osmanlı-Rus savaşlarında (1768-74, 1806-12, 1828-29, 1853-56 ve 1877-78) birçok çarpışmaya sahne oldu. 1768-1774 Osmanlı-Rus Savaşı sırasında, ordusuyla Tuna'nın güney yakasına geçen mareşal Romanzov, Silistre üzerine yürüdü. Ancak, kenti ve kalesini savunan Osmanlı kuvvetleri karşısında yenilgiye uğrayarak Tuna'nın kuzey kıyısına çekilmek zorunda kaldı (1773). Bu parlak zaferden sonra serasker Osman Paşa'ya "Gazi" uvanı verildi. Osmanlı yönetimine karşı ayaklanarak Silistre'ye saldıran Pazvantoğlu Osman'ı yenen serasker Küçük Hüseyin Paşa, böylece kenti ayaklanmacıların istilasından kurtardı (1797). 1806-1812 Osmanlı-Rus Savaşı'nda Silistre valisi Alemdar Mustafa Paşa kent üzerine yürüyen düşman kuvvetlerini bozarak (1807) Rus saldırısının hızını bir süre için kestiyse de Silistre'yi daha sonra kuşatmadan kurtaran Baba Paşa tutsak düşünce, kent kalesiyle birlikte Ruslar'a teslim oldu (1810). Bükreş Antlaşması'yla (1812) yeniden Osmanlı yönetimine giren Silistre, 1828-29 Osmanlı-Rus Savaşı'nda ikinci kez Rusların eline geçti. Edirne Antlaşması (1829) gereğince Osmanlılar'da kalması kararlaştırılan Silistre, ancak 1836'da Ruslar tarafından boşaltılarak Osmanlı Devleti'ne geri verildi. Kırım Savaşı'nda (1853-56 Osmanlı-Rus Savaşı) Rus ordusu kenti kuşattıysa da başarılı olamadı[2] (Silistre Kuşatması).
1864'te Tuna Vilayeti'nin kurulması üzerine bu vilayete bağlı bir sancak merkezine dönüştürüldü. 93 Harbi'nde (1877-78 Osmanlı-Rus Savaşı) yeniden Rusların eline geçti ve Berlin Antlaşması'yla (1878) Bulgaristan'a bırakıldı. II. Balkan Savaşı'ndan (1913) sonra bütün Güney Dobruca (Romencesi Cadrilater) gibi Romanya topraklarında kaldıysa da 1940'ta yeniden Bulgaristan'a verildi.
Günümüzde modern bir kent olan Silistre'de mobilya, tuğla, kiremit, hasır örgü ve paketleme malzemesi üretimi ile dokumacılık gelişmiştir. Nehir limanı tahıl taşımacılığı bakımından önem taşır. Kentin Ruse (Rusçuk)-Varna hattıyla demiryolu, Romanya ile karayolu bağlantısı vardır.
Coğrafya: Silistre, Bulgaristan'ın kuzeydoğu kesiminde, Tuna Nehri'nin güney kıyısında yer alır. Silistre Belediyesi şehir merkezi ve kapsadığı 18 köyle birlikte 516 km²'lik bir alanı, yerleşim yerleri dışındaki bölgelerle birlikte 27.159 km²'lik alanı kaplar. Romanya sınırında bulunan Silistre başkent Sofya'ya 431 km, Varna'ya 141 km ve Rusçuk'a 119 km uzaklıktadır.
Nüfus: 2012 yılı itibariyle Silistre şehir merkezinin nüfusu 35.230 kişi, Silistre Belediyesi'nin nüfusu 50.780'dir. 2011 yılına ait etnik dağılıma göre Silistre sakinlerinin kendi beyanlarına göre yapılan dağılıma göre nüfusun yüzde %88,3'ü Bulgar, %10,3'ü Türk, %0,4'ü Çingene'dir.
Yapılar: Silistre'de, Romalılar'ın kurduğu ve Osmanlı döneminde de birkaç kez elden geçirilen kalenin surlarından bir bölümü günümüzde de sağlamdır. XIX. yy. başlarında kale onarılırken valilerin oturması için Paşa sarayı inşa edilmiştir. Ayrıca Tuna Nehri üzerine büyük bir köprü yaptırılmıştır (XIX. yy. ikinci yarısı). Kentteki önemli Osmanlı camilerinin çoğu (Sinan Paşa'nın yaptırdığı Kurşunlu Cami, I. Bayezit'in yaptırdığı Kale Camisi vd) Osmanlı-Rus savaşları sırasında yıkılımıştır
MECIDIYE TABYASI,SILISTRE,BULGARISTAN
İÇERİK: Silistre Kuşatması:
Şehirdeki Türk garnizonunun Rus Ordusu üzerine yaptığı huruç harekatı.... Tarih :14 Nisan - 23 Haziran 1854.... Bölge :Silistre, Bulgaristan..... Sonuç :Kesin Osmanlı zaferi...
Taraflar: Osmanlı İmparatorluğu ; Rusya İmparatorluğu ... Komutanlar : Osmanlı:Müşir Ömer Lütfi Paşa,Musa Hulusi Paşa (Kale Komutanı)...... Rusya :Mareşal İvan Paskeviç,Prens Mihail Gorçakov ..... Güçler : 10.000 Osmanlı askeri, 80.000 rus askeri....... Kayıplar : Osmanlı :Musa Hulusi Paşa,68 ölü,121 yaralı....... Rusya :General Selvan,General Schilder,10,000 ölü & yaralı
Silistre Kuşatması (14 Nisan - 23 Haziran 1854) Kırım Savaşı'nda Rus Ordusu'nun Tuna'yı geçerek Silistre'yi kuşatmasıyla başlayan, ön çatışmalar dışında 41 gün boyunca devam eden kuşatma sonucunda Rus Ordusu'nun geri çekilmesiyle sonuçlanan kuşatmadır. Huruç hareketi ile Rus Ordusu'nun geri çekilmesini sağlayan Serdar-ı Ekrem Müşir Ömer Lütfi Paşa komutasındaki Osmanlı Ordusu, taarruza geçerek Bükreş ve İbriş şehirlerine girdi.
General İvan Paskeviç komutasındaki Rus ordusu, Tuna üzerinde Silistre kalesindeki Osmanlı güçlerini kuşatarak 70 gün boyunca yoğun bir baskı altına aldı.
General Paskeviç'in yardımcısı bir topçu subayı olan Prens Mihail Dmitrieviç Gorçakov'du. Kuşatma harekatı, 14 Nisan günü Tuna'nın kuzey kıyısında Rus topçu bataryalarının konuşlandırılmasıyla başladı. Başlangıçta Rus ordusunun mevcudu 50.000'den giderek 80.000'e kadar yükseldi.
Silistre kale komutanı Topçu Feriki (Tümgeneral) Musa Hulusi Paşa'ydı. Kentin savunma tahkimatının planlarını, bir Prusyalı olan Albay (Baron) Grach yapmıştı. Merkezde yarım daire şeklindeki taş bir yapı olan Mecidiye Tabyası ve çevresinde onu koruyan 140 m uzunluğunda Arap Tabya adı verilen bir toprak Tabya yer alıyordu. Kent, bunun yanındaki Yılanlı Tabya ve diğer tabyaları birbirine bağlayan toprak siperlerden oluşan bir savunma hattı boyunca 10.000 civarında Osmanlı askeri tarafından savunulmaktaydı.
İki hafta içinde Rus topçusu kuzeyde Tuna üzerinde bir adada ve güney batıda Arap Tabya ile Yılanlı Tabya karşısında konuşlanmıştı. Üçüncü haftanın sonunda kentin etrafındaki çember kapandı. Karşılıklı topçu ateşi ve piyade saldırıları birbirini kovaladı. Karargahı ve yığınağı güneyde Şumnu'da olan Osmanlı Başkomutanı Serdar-ı Ekrem Ömer Paşa kuşatmayı kırmak için hemen harekete geçmedi. İngiliz ve Fransız Başkomutanlarını Şumnu'ya davet etti. Yapılan değerlendirmede, müttefiklerin Varna limanına çıkmalarına karar verildi. 28 Mayıs'ta müttefik birlikler İstanbul'dan gemiye binmeye başladılar.
Zamanın daraldığını gören Rus ordusu baskıyı arttırdı. Kale muhafızları da yüksek bir direnç gösterdiler. Çarpışmalar giderek sertleşti. Haziran başında Musa Paşa'nın şehit düştüğü haberi geldi (ölümünden kısa bir süre önce Müşir, yani Mareşal, rütbesine yükseltilmişti). Ardından 10 Haziran'da General Paskeviç yaralanarak komutayı Prens Gorçakov'a bıraktı.
Gorçakov 22 Haziran'da son ve büyük bir saldırı planladı. Bu saldırıda Gorçakov ve yardımcısı ağır yaralandı. 23 Haziran gecesi ani bir emirle Rus ordusu çekilmeye başladı.
Silistre kuşatması Osmanlı Devleti için stratejik ve moral bir zaferle sonuçlandı. "Silistre Müdafaası" üzerine destanlar ve marşlar (Dikran Çuhacıyan Efendi) ve bir de önemli tiyatro eseri (Vatan, Yahut Silistre) yazıldı.
Çarpışma diplomatik ve askeri sonuçlar da doğurdu. Avusturya, Balkanlar'dan çekilmesi için Rusya'ya nota verdi. Müttefik güçleri stratejik hedef olan Sivastopol'e hamle yapmak üzere Varna'da yığınağa başladılar.
MARMARA 4 SITESI
Voted + Like. Greetings from Sri Lanka :). [இலங்கையில் இருந்து விரும்பி வாக்களிக்கப்பட்டுள்ளது. வாழ்த்துக்கள் :). ]
www.istanbulderealabalikevi.com.tr ISTANBULDERE - SAPANCA - SAKARYA
INSALLAH SAKLI KALMAYA DA DEVAM EDER.YOKSA CENNET GUZELLIGINDEN ESER KALMAZ.SAYGILAR.AYHAN