Panoramio contest started. 28 new winners every month

Photos by ismail soytekinoglu : on the map, in Google Earth (KML)

Viewed 16 times
Viewed 14 times
Viewed 143 times
Viewed 80 times
Viewed 89 times
Viewed 73 times
Viewed 60 times
Viewed 69 times
Viewed 47 times
Viewed 60 times
Viewed 73 times
Viewed 129 times
Viewed 85 times
Viewed 111 times
Viewed 91 times
Viewed 93 times
Viewed 137 times
Viewed 285 times
Viewed 132 times
Viewed 141 times
Viewed 133 times
Viewed 132 times
Viewed 133 times
Viewed 115 times
Viewed 229 times
Viewed 178 times
Viewed 215 times
Viewed 406 times
Viewed 177 times
Viewed 176 times
Viewed 181 times
Viewed 516 times
« Previous12345678...910Next »

ismail soytekinoglu's conversations

ismail soytekinoglu said:

S O K A K L A R

Sabah sabah çocuk çok açtı zaten o gece uyuyamamıştı soğuktu ve yağmur yağmıştı,

üzerindeki her yerleri söküle dikile delinmiş elbiselerinin giyilecek bir halleri kalmamıştı hemde gecenin yağmurundan birazda ıslak görünüyorlardı,

çocuk pastahaneye gelmeden önce kurutmak için çok uğraşmıştı ama yinede bazı yerleri ıslaktı çocuk hafif titrer gibiydi,

pastahaneye ürkek ürkek girmiş garson kıza şu çikolatalı pasta nekadar sormuştu kız 50 kuruş demişşti,

çocuk çikolatalı pastayı çok seviyordu bir zamanlar bir arkadaşı ona vermişti çok hoşuna gitmişti unutmamıştı tadını,

çocuk elindeki paraları sayıyordu, garson kızın diğer müşterileri vardı onlarada bakmalıydı bu çocuk nerden başıma bela oldu diyordu içinden,

çocuk yeniden kıza sordu peki onun yanındaki sade olan pasta ne kadar diye kız 35 kuruş dedi, çocuk bana lütfen sade olanı verirmisiniz çikolatalısına param yetmiyor demişti,

garson kız çabucak pastayı ve kasa fişini çocuğun köşedeki küçük masasına bırakıp öbür müşterilerine koşmuştu, kız müşterilerinin isteklerini halletmiş çocuğun masasına bakmıştı,

kasadaki arkadaşına şu masada bir çocuk vardı o burada yemedimi pastasını diye sormuş kasadaki arkadaşı o çocuk galiba pastanın yarısını yedi yarısınıda cebine koydu gitti demişti,

masayı toparlamaya giden garson kız çocuğun masasında hıçkırıklara boğulmuştu yanına gelen arkadaşına bana o çocuğu bulun lütfen diyordu,

oma çocuk gitmişti çünki onungibi annesi babası olmayan kendisi gibi sokaklarda yaşayan arkadaşı o gece yattıkları yıkık üstünden yağmur suları akan evde hastalanmıştı ona pastasının yarısını götürmeliydi,

kasa fişinin yanına son parası 15 kuruşu garson kıza bahşiş bırakarak gitmişti çabucak,

garson kız anlamıştı sokak çocuğunun 50 kuruşu varken 35 kuruşluk pastayı neden aldığını ve onun için çok ağlamıştı sokak çocuğunun çikolatatalı pastasına.

ismail soytekinoglu

B U Ö Y K Ü N Ü N H İ K A Y E S İ

o gece arkadaşımla çok ıslanmıştık o benden daha kötüydü öksürüyordu, kendisine çeketimi vermiş burada dur şu köşeye sıkış daha fazla ıslanma ben gidip sana yiyecek bir şeyler getireyim demiştim,

o benden küçüktü daha 8 yaşındaydı ben ondan iki yaş büyüktüm ona babalık yapıyordum,

daha bir hafta önce bizim ormandaki dutun altında dut yerken tanışmıştık o dut bizim anamız babamızdı acıkınca onun altına giderdik,

o doğunun bir yerlerindendi anlattiklarina göre banse karadenizliydim ama olsun diyordum iyiliği et at dereye seni bulur bir gün diyordu rahmetli ninem, bende öyle yapıyordum.

ismail soytekinoğlu

yasanmis hikayeler.


more »
ismail soytekinoglu said:

H A Y İ N

bu tepkim kardeşlikten birlikten yana olanlara armağanım olsun.

H A Y İ N L E R

değerli bilim adamları, sosyal bilimciler, tarihciler, politikacılar, siyasetciler, birokrat, devlet adamları, vede sayamadığımız bir çokları.

bir vatandaş olarak aklımdan geçenleri belki rahatsız edenlari yada bana göre olmaması gerekenleri aklımca yazma gereği duydum, rahatlamama faydası olması aynı zamandada bu ülkenin bireyi olarak söylenmesi gerekeni söyleyelim gereği söylüyorum belkide soruyoruz.

şimdiden hatalarımız varsa hata yapmamamız gereken yerlerden af dileğimle.

kısacası ben yada biz yada halk olarak şunları kabul edemiyoruz yada yanlış buluyoruz zaten bu yüzden yazma söyleme zorunluluğu duyuyoruz.

konumuz tabiki ülkemizin birliği ve bütünlüğüdür bu konu son yıllarda herkesin çok önemli derecede huzurunu kaçırmış çok ciddi rahatsızlıklar vermeye başlamıştır ve halkın birinci gündemi ve sorunu olmuştur.

ülkemizi bilindiği üzere rahatsız eden kardeşliğe karşı olan bölücü teröre ve onun yandaşlarına yukarıda sıraladığımız gibi bunlara destek verebilecek herkese fırsatsızlara kardeşlik düşmanlarına hayinlere söylüyoruz ve uyarıyoruz.

bu fırsatsızlar yada zaten bu ülkeyi sevmeyen hayinler nerede olursa olsunlar dağdaki katiller kadar onlarda aynı hıyanet içerisindedirler bize göre, iktidar olabilirler dağda olabilirler ki her yerde ve her alanda çoklar onlara söylüyoruz.

ayrıştırmak kolaydır ayrıştırmaya sebepler aramak uydurmakta kolaydır okadar kolaydırki tembeller ve sorumsuzlar kolayına kaçar kolayına gidene meyilli olur.

eğer işiniz kolay olan bölücülükse bu sefer malzeme aramak işiniz olur hale gelir buda asıl bölücülerin işine çok yarar.

korkak ve kolaya kaçan tembel kimlik ve kişilikler bilinmeyen silikler aslında bölücülük yapacak kadar becerikli değildirler fakat o namussuzların işlerine çok yararlar.

onlar tembellikleri kimlik ve kişiliksizlikleri yüzünden ayrıca korkak vede aptallıkları yüzünden bir çok şeylerini kayıp etmişler etmeye devam ediyorlar ve edeceklerdirler.

zateb bu nedenlerdendirki bu çeşitlerin ve destek verdikleri hayinlerin kimlikleri olamamıştır vatanları olamamıştır bulundukları vatanlarrda parazitler olarak hayatlarını sürdürmektedirler sosyal bilimcilere göre.

oysa dünyanın hangi bölgesine giderseniz gidin adam olan adamlar kimlikli kişilikli zor olanı seçenlerden oluşmaktadırlar zor olanı yaparlar ve onlara adam denir diğerlerine adam denmez.

yani adam olmak baba olmak adam gibi adam olmak bölmek dövüştürmek düşmanlaştırmak yerine biirleştirmek barıştırmak kardeşliğe teşvik etmek birlik beraberliği sağlamaya çalışmak zoru seçmektir insanlık kriterlerine göre her yerde.

ve bunu başaranlara işte adam denmiş baba denmiş lider denmiş ata denmiş, oysa bu günlerde malesef ayrıştırmak bölüştürmek ayrıştırmanın bölüştürmenin yollarını aramak okadar modaki bize göre zehirli ve bulaşıcı salgın hastalığı gibi her yerde.

öyleki bu bölücülüğü ve ayrıştırmayı en çok kim daha iyi anlata biliyorsa en iyi kim biliyorsa o en popüler gazeteci yazar politikacı tarihci poröfösör bilim adamı hatta millet vekili oluyor.

somut örnek vermek gerekirse doğudaki millet vekili doğulunun batılıdan nekadar farkı çok olduğunu biliyor ve etkili anlatıyorsa o en değerli hemde popüler kişi oluyor bir anda.

bize göre ise adam gibi adamlar tarafından araştırılsa aramızda farklılıklarımızdan on kat daha çok birbirimize ne kadar çok benzediğimiz ortaya çıkacaktır.

bunun en somut kanıtı yüz yıllardır aynı evde yaşamışcasına beraberliğimiz en somut örnek kanıt olmalı diyilmidir.

toplum bilimcilerin tariflerine göre de içimizdeki bu kimliksiz, kişiliksiz, böyle oldukları içinde vatansız namussuzlar farkında olmadan kendilerini deşifre etmektedirler.

doğudaki hayinlere destek batıdaki hayinlerde asker polis yada devletin ana kurumları yada kurucularının aslında ne kadar halk düşmanı olduğunu iyi kurgulayıp anlatabiliyorlarsa onlarda bu bölücü ranttan faydalanmaya ve pay almaya ellerinden geldikçe çalışıyorlar.

dolayısıylada çok populer oldukları içinde asıl hedef bu populerlik üstünden çeşitli rantların kendilerine gitmesi mücadeleleri gerçekleşiyor şöhret ve para o namussuzların aklını başından alıyor aldıkçada daha çok hata yapıyorlar şaşırıyorlar.

yani vatana ihanet böylece ödüllendiriliyor bu yüzdende bu hayinlerin sayısı gittikce artıyor artdıkcada birlik bütünlük kardeşlik eriyor.

tabi bu kardeşlik isteğimizi kimse karıştırmasın biz hiç bir zaman bölücülerle kardeşlik istemiyoruz kardeş olmakta olmakta istemiyoruz onlar ellerinden geleni yapsınlar meydan ortada o namussuzlardan kimseye ne dost nede kardeş olabilir.

ancak bize göre bu hayinlerin ödüllendirilmesi durumu yalancıların mumu yatsıya kadar yanardan başka bir şeye benzememektedir, bu durumdaki insana benzer yaratıkların bu istisna durum işlerine gelsede uzunzamanda herzaman olduğu gibi doğruluk adamlık dürüstlük kazanacaktır.

tarihte hiç bir hayin uzun yaşayamamıştır hak ettiği yere er yada geç düşmüştür, bu seçimi yapanlar hangi olaylara hangi açıdan bakarlarsa baksınlar korkak kalleş bölücüdürler, halk ve kardeşlik düşmanları hayinler katillerdirler yada yaltakcıları yalakalarıdırlar katillere destek veren namussuzdurlardirlar halkımızın büyük çoğunluğuna göre.

bu durum ayni zamanda o kişilerin namuslarının olmadığının kanıtı olmaktadır vatanını satanların namusu var olamaz vatansız namus olmaz, yaşadığı vatanına bağlı herkes kim olursa olsun namusludur eğer yaşadığın vatana karşı düşmanlığınız varsa o vatan sizin vatanınız olamaz siz vatanı namusu olmayan namussuz’dan başka biri olmazsınız.

bin yıllık kardeşliğe hemde dünyanın birleşmeye çalıştığı bu çağda farklılık ayrılık kılıfları aramak tamda bu kişilerin namussuz olduğunu göstermektedir, demokrasi daha çok özgürlük adı altında bölgecilik hatta irkcilılık yapan iki yüzlüleri asla ne bizler ne tarih nede tanrı af edecektir.

bin yıllık birliğe tekme atanlar hafife alanlar hatata hiçe sayanlar yedikleri tasa tükürenler ne yüzle bu toprakların onlara sunduğu tüm imkan ve güzelliklere bakabiliyorlar.

doğru ya namussuzlar yüssüzdür aynı zamanda onlar en çok sevdiklerini bile satmaktan çekinmedikleri için onlara namussuz denmiştir tüm insanlık tarihi boyunca.

namussuzluk kiriterleri dünyanın neresinde olursanız olun aynıdır o yüzden namussuzlar hiç bir yerde muaffak olamamıştır ve olamayacaklardır.

gel görki şimdilerde her nereye baksanız bu çeşitlerle dolu ortalık televizyonlarda gazetelerin baş yerlerinde radyolarda en üstlerde nerde isterseniz okadar çoklarki millet bıktı bu namussuzları görmekten ve dinlemekten.

halk işini aşını unuttu bu namussuzlardan nasıl kurtarırız planları yapar oldu hatta bunları nasıl yok etsek belkide katletsek der oldu, bu durumlar halka allah korusun dünyadaki katledilenler yoksa hakmı etmişlerdi düşüncelerini düşündürür oldu.

halkı yüzyılda bır oluşan bu dehşet düşüncelere sevk edenleri kimse af etmesi mümkün olmayacaktır olmamalıdırda çünkü halkları birbirine kırdıranların sayısı halklardan daha azdır.

bölücüler okadar ileri gitmişlerki her gün halkın gözü önünde herşeyin bir bedeli var biz hazırız çığlıkları atar olmuşlar ve alkışlanır olmuşlar alkışlamayanlarda dışlanır olmuşlar.

bunun karşılığında ülkeyi yönetenlerden devleti yönetenlere kadar kimse ses çıkaramaz olmuş hatta en üstlerden bile alkışlayanlar sevilir olmuş, halk kime inanacağını şaşırmış namussuzlar içimizdemi dışımızdamı anlayamaz olmuşlar yani bölücü hayinler öyle çalışıyorlarki devletin yanında askerin yanında polisin yanında olanlar bile suçlanır hatta cezalandırılır hallere gelinmiş.

askere polise devlete tetik çekenler özgürlük savaşcısı olmuş, o namussuzlara göre herkesi kucaklayan binlerce yıllık devlet ırkcı ve yanlış yolda ama kendilerinin savunduğu gerikalmış kabilelerin oluşturacağı aşiret ve etnik kabile düzeni hatta ağaların yönettiği sürü düzeni normal olur olmuş.

aslında sürü düzenini savunan bu aptallar dünyanın en gelişmiş demokrasilerinden olan ülkemiz düzeni onlara yetmez olmuş, kardeşlikten bahseden birlikten bahseden bu aptal iki yüzlülerden kimse kardeşlik istemesede söylemleriyle eylemleri uyuşmadığı kalleşliklerinin kanıtı olmaktadır.

bütün bunlar bize şunu hatırlatmakta gerçekten böyle bir durumların bir bedeli olmalıdır zaten hep öyle olmuştur.

bu tarihte ceryan eden benzeri durumlarda bedeller ağır olmuştur bu durumlara sebep olanlar sebebiyette payı olanlar hangi durumda pozisyonda olursa olsunlar bu ağır bedeli ödemeye hazır olmalılar, lafla peynir gemisi yürümez biz hazırız diyenler dağdakiler parlementodakiler hatta ülkeyi yönetenler bu bedeli ağır deyecekler tanrının adaleti gereği kimse kaçamayacak.

herkese hayırlı olsun demekten başka bir iş kalmayabilir ama bir gerçek var namussuzlar bedelini ağır ödemeye hazır olmalılar, bu bedellerin kazancı olmayan olmayan vatanları olmayan insanlıkları olacaktır.

kimse kusura bakmasın tanrı namussuzlara yani bin yıllık eşini dostunu sırtından vuranlara dost görünüp bir ev içerisinde gizli düşmanlık besleyenlere hiç bir zaman hiç bir şey vermemiştir.

ister iktidarda ister dağda ister ülkenin en iyi yerlerinde ister en popüler isterse padişah olsunlar halkımızı bukadar geren bukadar bölen namussuzlar hatta pezevenkler bu bedeli kesinlikle ağır ödeyecekler kimsenin şüpesi olmasın.

ismail soytekinoğlu


more »
ismail soytekinoglu said:

S İ B İ R Y A

NOYABIRSK

google panoromıoda sibiryanın noyabırsk camisinden bilgi soran arkadaşa yardımcı olma vesilesiyle yapılan yorumumuzdur.

Sevgili 01SUCU yukarıda bulunan bu fotoğraftaki yorumunda bu fotoğrafı buraya koyan USLU kardeşimizden fotoğraftaki cami için bilgi istemişsiniz.

USLU kardeşimiz büyük ihtimalle türkce bilmemektedir.

azda olsa bu şehir bu bölge bu cami hakkında bildiklerimi sizinle paylaşmak isterim sırf cami bilgileriyle sınırlı kalmak düşük cümle gibi olur.

bu şehir önce sovyet döneminde sibiryaya sürgün noktası dahasonra gaz kuyularında çalışan mahküm yada işci şehri olarak bilinmiştir 150 bin nufusa sahip kuzey batı sibiryanın yamal ve neniski muhtar bölgesine bağlı petrol ve çok zengin gaz yaataklarına sahip rusyanında kuveyti olarak kabul edilen bu bolgenın en buyuk sehırıdır.

şehir nufusunun yüzde 30u başta tatarlar olmak üzere müslümandır bu müslüman halkın tamama yakını uzak yada yakın türki halklardan oluşur dolayısıylada bu şehirde türkcenin çeşitli lehceleri zor anlaşılsada konuşulur.

ayrıca rusyanın heryerinde olduğu gibi bu şehirdede çeşitli türk şirketleri ciddi işler yürütmektedirler örneğin YAMATA YATIRIM mütahitlik ve turizim şirketinin bu bölgede 5000den fazla işcisi olduğunu düşünürsek toplamda türk nufusunda bu şehirde yoğun olduğunu anlarız.

vede bize göre bu günkü rusya federasyonu birçok bakımdan türkiyedende türkistandır örneğin moskovada bayram sebebiyle toplanan beş yüzbin türk asıllı insan ayrıca nevroz kutlamalarına katılımın bizden daha yoğun olması gibi örnekler çoğaltılabilir.

mesela rusların çoğunu biz kısık gözlü yada yarım kısık gözlü biliriz oysa onlar türk kökenli ruslardır yada rus kökenli türklerdirler çünki gerçek ruslar batılı sılav ırkına mensup doğu sılavlarıdır kısık gözlü diyil bildiğimiz sarı ırktandırlar.

bu yüzdendirki o coğrafyada nereye giderseniz gidin tercuman ihtiyacı duymazsınız büyük lider vilademir putinin önemli bir söylemi vardır derki haangi rusu kazırsanız altından tatar çıkar aynen bizde katılıyoruz büyük lidere.

bütün bunlardan dolayı rusyanın hem ekonomık hem kültürel hem kardeşlik bağlamında türkiyenin olmazsa olmazları arasında mutlak olması inancındayız.

bu şehirde hiristiyan ve müslüman halklar arasında bu güne kadar hiçbir tatsızlık sürtüşme gurup ve kutuplaşma yaşanmamış olup aksine herkez mutlu kardeşane samimi birbirine yaklaşmakta va yaşamaktadırlar.

zıra bu coğrafyada dinler hala bayramlarda önemli günlerde cenaze merasimlarinde yardımlaşmada kaynaşmada tanışmada toplanma ihtiyacı mantığı ve tanrıya karınca kararınca şukur dualarını arz etme şekli olarak algılanmaktadır.

burada dinler malesef biz dahil islam coğrafyasında olduğu gibi siyasallaşmamış mezhepler partileşmemiştir dolayısıylada yaşamın kendisine ters doğanın diretilerine mantığına aykırı bir başkalarinin bir başkalarına diretmeya çalıştığı töreler yumağı haline gelmemiştir.

zaten tamamen bu yüzdendirki islam coğrafyasında senin dinin benim dinim senin mezhebin benim mezhebim adı altında toplanan düşmanlaşan bölünen halklar bölgelerini yüzyıllardır kangölüne çevirmekle kalmamiş başta kendilerini daha sonrada dünyanın gelişimine buyük zarar vermişlerdir ve vermeye devam etmektedirler.

bize göre kirletilmiş vede törelerle melezleştirilmiş dinler temizlenmeli ayrıca bu karmaşa ve kargaşadan ayıklanarak kendi boyutlarına çekilmalidir eğer daha fazla dünyaya hemde insanlığa zarar verilmeyecekse.

yukarıdakı noyabırsk meçidi yani camisi ise 1995-2000 yılları arasında şehirin müslüman cemaati tarafından organize edilmiş olup finansmanında ise cemaatin yardımlarının yanında başta yahudi roman abramoviçin şirketi sibneft olmak üzere birçok yerli hırıstiyen müslüman kuruluşun parasal katkılarıyla inşa edilmiştir.

mütahitliğini yapan ise daha önce rusyaya türkiye dinayet işlerinin cami imamı olarak atadığı imam olup daha sonra belki başkalarının töreleri mantığından dolayı ımamlıktan istifa ederek kendi işini kurup bir çok işin yanında bu camininde inşaatını üstlenmiş ve bitirmiş bir iş adamımızdır.

İSMAİL SOYTEKİNOĞLU


more »
ismail soytekinoglu said:

A N A L A R

google earth’de merak edip zoomladığım on iki askerimizi ne yazık ki kayıp ettiğimiz hakkarinin yüksekovasındaki(DAĞLICA) köyüne doğru ve bir fotoğraf buldum bulduğum o foğrafta kardeş kavgası vardı.

bu kuş uçmaz kervan geçmez köydeki kavgayı görünce vicdanım benden şunları söylememi istedi israrla.

aman durun çocuklar ne yapiyorsunuz kendinize gelin dost var düşman var sonra nederler ne biçim konuşuyorsunuz hiç öyle söylenirmi o senin yabancınmı bu sizin yaptığınız kardeşliğe yakışırmı.

o cahil piyonlar onların köyünden olabilir uzaktan akrabalarıda olabilir ne yapalım daha dün memo beni koru ben ilerliyeceğim öndeki mevziye hüso gözümdeki kanı sil başımdan yaralıyım demedinmi.

aman kendinize gelin çocuklar iki tana katil eşkiyanin yüzünden bin yıldır omuz omuza destan yarattığımiz kardeşlerimizin kalbini kırmayalım kim olduklari bile belli olmayan cehaletin katillerinin oyunlarına gelmeyin.

benim ve bizim bildiğimiz kürt kardeşlerimiz böyle kalleş diyildir bu işte bir iş var birlikte dünyaya karşi geldiğimiz benim canım kardeşlerim durup duruken kardeşini böyle pusuya düşürmez.

tarihler boyu ayni evde yaşadik bizim kardeşligimiz çok eskilere dayanır ve derindir birbirinizin kalbini kırmayın hatasız kul olmaz insan hata yapar siz büyüklüğünüzü gösterin ve sizi birbirinize düşüren sebeplerle savaşın.

kurunun yanında yaşıda yakmayın aman çocuklar ne yapıyorsunuz siz ikitane katil eşkiyaların provakasyonuna gelecek kadar cahil diyilsiniz.

bu topraklar uğruna ölen kardeşlerinizin üçte biride kürt kardeşlerimizin çocuklarıdır.

birliklerdeki asker kardeşlerimize bakın göreceksiniz bu işte bir iş var aman onlari üzmeyin seninle az önce operasyondan dönen yorgun ve üzgün diyarbakırlı hasan çavuş seni duyuyor.

aman durun aklınızı başınıza toplayın o katiller dünyadan haberi olmayan zavallı kürt kardeşlerimizin çocuklarini zorla dağa kaçırıyorlar gencecik vatan evlatlarını ya cehaletinden ya korkutarak dağa götüren hayinler birgün mutlak belalarını bulacaktır.

bundan şüpheniz olmasın çünki yaptıkları doğru diyildir hiçbir yanlış amacına ulaşamamıtır aman yapmayin kürt kardeşlerimizle ilgisi olmayan bu oyuna gelmeyin.

dağda ölen zavallı gençlerinde anası babası var düşünsenize onların anneleri ağlamaya bile utanıyor çünki öbür oğlu askerdeyken belkide şehit olmuştur ne olur yapmayın.

bizim gücümüz gerçek suçluyu bulacak kadar büyüktür pireler yüzünden yorganı yakmayın doğruluk büyüklük yanlışlara doğru cevap vermektir.

ben nekadar türksem bir okadarda kürdüm ne kadear kürtsem bir o kadarda türküm diyen büyük bir türk milliyetcisiydi düşünsenize turancı ve dünya türklüğünün önemli liderlarinden bir önder türklüğü kadarda kürtlüğü ile övünmüştü.

bu çok değerli örnek hepimizin tavrı olmalıdır bize yakışan terör odaklarını bulup etkisiz hale getirmektir suçsuzu korumaktır.

bize büyüklük yakışır iki tane çapulcuya kızıp bizimle gönül birliği yapmış kardeşlerimizin kalbini kirmayalım hade barışın bazen olur böyle şeyler diyebilmeli bin yıldır bir evde yaşamışsınız sonra bunu birbirinize asla izah edemezsiniz kendinizden utanırsınız.

çocuklar size yakışmıyor arkadaşlık’ta böyle bir şey yok kesin artık kavga etmeyin lütfen gidin bakin mahallede iki ana dizdize vermiş ağlıyorlar.

birinin oğlu dağda teröristti birininse asker birisi ölü terörist birisinin şehit olmasi onların acısını dindirirmi.

bizim anadoluda şöyle derler arkadaşlar birbirine kizinca yaa çok uzattınız kesin artik be katillere kürt diyerek karedeşliğimize ne olur bir kurşunda farkında olmadan biz sikmayalım aman dikkat edin sözlerinize çocuklar.

bu güzel ülkede hepimiz birlikten kardeşlikten yanayiz ozaman yumruk yumruğa bunu nasil başaracağız kolkola girmeniz gerekir o halde bu kardeşlerinizle kucaklaşmalısınız aksi halde birlik beraberlik sozlerimizin samimi olmadigi ortaya cikar.

lütfen çocuklar durun yapmayın ne olur sarılın barışın oturun konuşun.sizi dövüştürerek üstünüzden şöhrete paraya kavuşan sizin kavganız olmasaydı karnını bile doyuramiyacak kadar beceriksiz namussuzlara inanmayın artık.

kısacası birbirinizi öldürmeyin sizleri analarınız dört gözle bekliyor her şey hallolur ama gencecik yaşamları geri getiremezsiniz hayvanlara ot bile vermiyen o hayin dağlarda yüzlerce defa sınırlar tarihler boyu değişti ama hiçbir can geri gelmedi.

aman çocuklar durun etmeyin ne olur atın o silahları elinizden ölürseniz analarınız çıldırır yıllardır analarınızın göz yaşından başka elinize ne geçti yahu çocuklar yapmayın lütfen.

analarınızın hatırı için inin aşağıya o size mezar olmaya çalışan kalleş dağlardan ne olur çocuklar durun.

İSMAİL SOYTEKİNOĞLU

hayatımdakiler


more »
ismail soytekinoglu said:

M E M L E K E T

bu öyküm sevdiklerini beraberinde götüremiyenlere armağanım olsun.

M E M L E K E T

Hatırlarmısın gönül sırtın gerisindeki armut ağaçlarımızı, hani ilyasların çayırın başındaki armutları gönül.

ikimizde çok küçüktükya işte o zamanları, nasıl hatırlamazsın hayret bir şey, aşk olsun gönül.

hani iki tane kuzumuz vardı senınkinin adı kınalı benimkinin adı sarı kızdı, acıkınca kuzularımızıda alıp gider altlarında hep beraber armut yerdikya, işte o armutlar, göçmeden önce en çok altlarında ağladığımız armutlar gönül.

hatta benim sarı kızla senin kınalı sattığımız adamdan kaçıp geliyorlardı armut yemeye onlar sanıyorlardıkı satılmamışlar, bizde armutları önlerine topluyorduk çok yesinler diye, hala hatırlamadıysan benimle konuşma kalbimi kırıyorsun, işte o armutlar gönül.

bak ne oldu dinle, uzun yıllardan sonra gittiğim köyümüzde önce kuzularımızın armutlarına koştum, inanamazsın armutlar beni görünce bütün yapraklarını sallamaya başladılar, yaprak hışırtıları çığlık sesleriydi sanki, armuta sarıldım hem ağlıyor hem kokusunu derinden soluyordum gönül.

yıllardır hani bir memleket kokusu hissederdikya inanılmaz bir şekilde armutun vucudundan o koku burnuma doluyordu, ayrılmak istemiyordum, bu gerçekmi diye inanamıyordum gönül.

armutun dibinde oturup kendisine bizde onları özlediğimizi, yılardır unutamadığımızı söyledim gönül.

armutlara yalan söyledim gönül, seninde onlara çok gönülden selamın olduğunu söyledim, bukadar zamandır gelemediğimiz içinde özür diledim, doğruları söylemeye utandım gönül, yukarıdan olmuşlarından yanıma iki tane armut düşürdüler inanamadım, armutlar beni af etmişti gönül.

sanki bütün çiçekler etrafıma toplanmıştı, kimi ağızlarını sonuna kadar açmış gülüyor, kimi gülümsüyor, kimiside dudak bükmüş sevinçten ağlıyorlardı sanki.

allahin hikmetleri çoktur, olacakya yukarıdan yanımıza gelen çoban bir çocuğun kuzuları bizim kuzulara benziyordu.

çocuğa sen kimsin diye sordum, bana ağabey ben sizin kuzuları sattığınız adamın torunuyum, bu kuzularda sizin kuzuların torunlarıdır dedi, bunları nerden biliyorsun dedim.

çocuk çünki siz köyümüzden gittikten sonra sizin kuzular bizim sürüye hiç karışmamışlar, onlar hep yanlız gezmişler, geceleride kaçıp sizin kapıda dışarda yatarlarmış, babam hep anlatırda dedi, hatta o yüzden bir gece kurtlar ikisinide yemiş, söyledi gönül.

işte o kuzularımızın armutları gönül, düşünsene gönül kınalı ile sarı kız kahır ve özlem içinde yaşamışlar, kendi hayalleri uğrunda can vermişler, onlar kurtlara yem olmayı sevdiklerine kavuşma uğruna göze almışlar gönül.

İSMAİL SOYTEKİNOĞLU

yaşanmış öyküler


more »
ismail soytekinoglu said:

A N N E

bu öykü şiirim özleyenlere armağanım olsun.

A N N E

hatırlarmısın anne sen çok gençken ben yaşlı bir çocuktum kınalı kuzularımızı keçilerimizi hatırlar hatırlar ağlardım sende bana hep kızardın.

hatırlarmısın anne hani sen çok güzelken kınalı kuzularımızdan aldığımız yünlerden dokuduğun çiçekli çorapları giyerken ben kuzularımızla gezdiğimiz çimenleri dereleri pınarları hatırlar hatırlar ağlardım.

sende bana memleketten göçeli çok zaman oldu çiçekli çimenlerimiz püsküllü dalları olan cifin çiçeklerimiz değişmiştir kuzularımız büyümüştür bizi belkide hatırlamazlar der oturup benimle hüngür hüngür ağlardın.

hatırlarmısın anne ben küçükken çok yaşlıydım geçmişimi gençliğimi sayıklar sayıklar hep ağlardım sende hem kızar hemde benimle oturup ağlardın.

şimdi neden ağlayamıyoruz anne yoksa sevdalarımızımı unuttuk ben o günler gibi oturup seninle ağlamak istiyorum anne neden ayrı düştük bize ne olduki anne.

senin gençliğini benim dertli çocukluğumu hatırlatıp artık seni üzmeyeceğim anne beraber ağlayacak kimse yok beraber oturup ağlayalım gel ne olur enne.

armut dersem çıkma elmedersem çık sözlerimi dinleme ne dersem diyim nerdeysen çık çığlıklarıma gel anne anneeee anneeeee beni bul anne.

ismail soytekinoğlu

yaşanmış öyküler.


more »
ismail soytekinoglu said:

Y A M A T A

Resimde gördüğünüz bina ve kompleksi rusyanın kuzey bati sibirya bölgesindeki(yamal)otonom bölgesi ve onun baş kenti salehard şehrindedir.

(yamata yatırım)türk şirketinin inşa ettiği ve işletmesinide yaptığı bu ticaret ve eylence merkezine ülkemizden iki ayri uçakla alti saatte gidilmektedir ayrıca buna benzer bir çok projeyede karadan yol olmadığı için kanal kayıklarıyla helikopterlerle sivri sinek bataklıklarından günler yada saatlerce gidildikten sonra ulaşılmaktadır.

hiç bir şirketin cesaret edip gidemediği bu bölgede (yamata yatırım)türk inşaat şirketi bir çok projeyi başarıyla bitirip teslim etmiştir.

yeni projelerede tüm zorluklara rağmen dört elle sarılmıştır.

bana göre bunun adi destan vede üstün çalışma örneğidir.

bu destanın kahramanları bu projelerde kullanılan bir çok malzemeyide ülkemize getiri sağlasın amacıyla türkiyeden götürmektedir.

aynı zamanda binlerce işsizimizede iş imkanı yaratılmaktadır.

türkiye dünyadaki başarımızı başta inşaat sektörü olmak üzere bir çok sektörde bu iş leri yaratan eli öpülesi çalışkan cesaretli bilgili dürüst iş adamlarımıza borçludur.

bu büyük yürekli iş adamlarımızın zorlu dünya şartları mücadelelerine ülkemizde desteğini esirgememelidir.

ayrıca ülkemiz inşaatcılıkta dünyada önemli dereceler yaparak ekonomisiyle birlikte imajının düzelmesindede yüksek payı olan yamata yatırım gibi şirketleri ve kahramanlarını bir şekilde ödüllendirmenin yollarını aramalıdır.

hayatının önemli bir kısmını kışın eksi elli derece soğukta yazın ise sivri sinek bataklıklarında geçiren hayatı tehlikelerle dolu ulaşım ve bölge şartlarına göğüs geren.

mücadelelerine şahit olunan dünyanın en tehlikeli kurtlar sofrasından söke söke pay alan bu kahraman iş adamlarımızı ülkemiz diyerlerinden mutlak ayırmalıdır.

ülkemiz bu büyük organizasyonlar içerisindeki operasyonları yöneten süper adamlarıda ülkemiz insanından oluşan süper ekiplerinide unutmamalıdır.

her şeye rağmen gerçekten hertürlü desteğini bizlerden esirgemiyen rusya ve halkı'nın'da bu dostane tutumları ülkemizin gelecekteki yapılanmalarında asla önemsenmelidir.

İSMAİL SOYTEKİNOĞLU

hayatımdakiler.


more »
ismail soytekinoglu said:

T Ü R K Y A H U D İ L E R

kısaca bu kale harabeler ukraynanın karadeniz kıyılarındaki yarımada kırımın önemli ve eski şehirlerinden bahçe saraya 3 km. uzaklıkta çıfıt kale dedir.

adı üstünde çıfıt kale yani yahudi kalesi yani kırım türk yahudilerinin eski kutsal kalesi şehri tapınakları vsr.

yani hazar imparatorluğu halklarından türklerin tatar boyu ve onun bir sülalesi kırım yahudilerinin doğuş ve ana vatanı sayılan yer.

başka bir deyişle karay musevileri yani yahudilerinin merkezi ana vatanı.

(karaylar) (kırımlılar) şimdilerde türk tarihi bakımındanda çok önemi olan bu harabelere sahip çıkılmaktadır.

bu kutsal merkezde müze ile beraber eski şehrin ayakta kalan birçok yapısı restore edilmiş durumdadır.

dünyanın bir çok yerinden turist çeken merkez kırım özerk tatar devletinin birinci sinif tarihi yer kapsamı korumasındadır.

estonyanın trakay (türk) şehrindeki karay yahudileri merkezinden sonra ikinci en büyük türk yahudilerinin merkezi durumundadır.

dünyadaki karay yahüdi türklerinin çok önem verdiği ve kutsal saydığı bu yer çok önem kazanmıştır artık.

sayıları 2-3 bini geçmeyen bu soydaşlarımız hala türkçenin batı kıpçak türkçesini konuşmaktadırlar.

her seferinde türk olduklarını söyleyen ve türkiyeden kendilerine sahip çıkılmasını istemektedirler.

ismail soytekinoglu


more »
ismail soytekinoglu said:

C E H A L E T

hem 1982 hem 1985 libyanın bombalanmasında oradaydım libya tarafından düşürülen amerikan b24 bombardıman uçaklarının daha sonra tobrukta tripolide enkazlarını ziyaret ettim.

olayları yerinde algılamaya anlamaya çalıştım ve aşşağıdaki yorumuma saddamıda ekledim çünki ikiside ayni politikalar sonucu ceryan etmiş olaylardı vede tarafsız aklımdan geçenleri yazdım.

Büyük diktatör saddam arap aleminin en büyük diktatörü artık yok 30a yakın arap ülkesının en önemli liderlerinden saddami halkı ve soydaş ülkeler koruyamadı.

sonuç bir milyon ölü bir milyon yaralı taş taş üstünde kalmayan bölünmüş ırak en önemlisi fakirlemiş umutlarını yıtırmiş ruh hali bozulmuş çökmüş bir halk.

oysa büyük diktatör saddam zamanında modernliğiyle zenginliğiyle kıskanılan ırak saddamla birlikte o da yok artık.

dünyayı yönetenlerden ricamız var ne olur bizi dinleyin bizi bin yıldan fazladır dinlere dayalı cehalet diktatörlüklerinden köleliklerden umutsuzluklardan canı pahasına kurtaran diktatörlerimize dokunmayın.

tanriya inancimizla birlikte yüzyıllardır olduğu gibi camiye cepeye camiye cepeye gitmek istemiyoruz kimilerine gÖre kahraman kimilerine göre katilde olmak istemiyoruz hatta şehit olmakta istemiyoruz.

uzay çağına girmiş insanlik cehaleti çirkin emellerine alet etmekten vazgeçmelidir artik

sizlere söylüyoruz şimdi saddamdan ve sorunlardan kurtulduğunuzu saniyorsunuz oysa bize göre en önemli sorun bu yeni cehalet bataklığından nasıl kurtulacağımizdir.

herseferinde sizde bataklığa saplandığınızın farkında diyilmisiniz oysa saddamlar bizim gibi sizinde bastığınız dallardı saddamlar gaddafiler gezegenimizin entegrasyonunada diğerlerine göre daha gelişmiş ve uyumlu olduklarini görmeliydiniz.

dinlere ve dolayısıyla aşirete hatta teröre dayalı geri kalmış cehalet devletlerinin yaptıklarını görmüyormusunuz.

çölleri modern binalar ve şehirlerle donetan dünyanın en büyük projelerini gerçekleştiren halkını yediden yetmişe senede iki sefer dünyayı gezdiren cehalet kölelik yerine okutan eğiten diktatörlerimize dokunmayın.

gaddafiler saddamlar o halkların diktatörleri değil kahraman kurtarıcıları olduğunu anlayın artik.

basamaklar sırayla çıkılmalıdır ne olur bizi iyi anlayın.

ön yargıların insanlığa ve dünyaya büyük zararlar verdiğini görmelisiniz artık.

ismail soytekinoğlu


more »
ismail soytekinoglu said:

O L A M A Z

dünyada ölümden başka ciddi hiç bir şey olamaz dahası ölümünü bile bile yaşayan insan için geri kalan hiç bir şeyin ciddiyeti olamaz.

tanrıya kesinlikle inancımızla birlikte 3 günlük ömür için ona kırık kalp ve dargınlığımızdan başka bir şeyimiz olamaz.

tanrı aşkıyla yanıp tutuşanların yalan ve korkaklıklarından başka hiç bir şeyleri ciddi olamaz.

kargalar kadar yaşamadığını bilen kaderlerine razı olduklarını söyleyenlerin samimi olmadıkları kadar açık ve net iki yüzlülüklerinden başka bir şeyleri olamaz.

yaşamın bukadar büyük bir hiç olması bütün bunların bir rüya olduğundan başka bir gerçeği ve ciddiyeti olamaz.

kısacık ömrlerinde sevdiklerine mutluluklarını anlatanların cehaletinden başka hiç bir şeyleri ciddi olamaz.

bu gerçeklerle yaşayan insan oğlunun belinin büküklüğünden vede izdırabından başka hiç bir şeyi ciddi olamaz.

geçmişte yüz tırılyarlarca sayıda insanların çeşitli şekillerde acı içerisinde ölmüş olmalarının izah edilmeye çalışılması insanlığın teselliden başka hiç bir ciddiyeti ve gerçekliği olamaz.

ne yaparsanız yapın ölüm varken insanlığın hatta evrenin varlığı ciddiyeti şakadan başka bir şey olamaz.

bu çaresizlik içindedeki gece gündüz çalışan insanlığın emek ve eserlerininde yok olduğu dünyada acı ve ölümden başka hiç bir şeyin ciddiyeti söz konusu bile olamaz.

o günah bu yasak diyerek cennet cehennemle tehdit edilen bu durumdaki insana haksızlıktan başka bir ciddiyeti olamaz.

bütün bunların ne demek olduğunu merak etmenin ızdırabı kadar hiç bir işkence zor ve ciddi olamaz.

her şey tanrının kontrolünde ve kaderse hiçbir yazımız eylemimiz söylemimiz asla günah yada yasak olamaz hatta geri kalan hiç bir şeyin ölümlü dünyada ciddiyeti olamaz.

ismail soytekinoğlu


more »
« Previous123456Next »