Panoramio is closing. Learn how to back up your data.
M.BAKİ ATIŞ
549
photos
461
on Google Maps
views
None

M.BAKİ ATIŞ's conversations

Very beautiful view.
Wonderful capture.
Like+Favorite
Best regards from Georgia, David.

Liman caddesinin sonunda bulunan Nike kabartması Yunan kültüründe çağlar boyunca zafer tanrıçası olarak kabul edilmiştir. Nike, güç, hız ve zafer tanrıçasıdır. Sağ elinde bir palmiye dalı, sol elinde ise defne yaprağından bir çelenk tutarak uçan Zafer Tanrıçası Nike bu şekilde betimlenmiştir.

gerçekten güzel resim

Aya Yorgi Church (Center) Center is Dağancı neighborhood. 1858 construction date. However, the inscription at the entrance to the main nave. Today is the inscription Isparta Museum. East-west direction and three neflidir structure narteksli. Exterior walls are made with local stone kövke. West, north and south entrances have one. North entrance and the two pillars upon which flood out on the Mac is. The roof of the structure with cross vaults and are built with kövke. Raise the roof will be tracked in aisles, round and rectangular windows are located alınaklarla triangle. Entry bell tower is located on the narthex. Provided by the Ministry of Tourism of the church in 1998 with grants made landscaping and restoration planned in the coming years.

Б.Ярцев,

ďakujem za komentár, pozdravujem, Fiala.

ben köyümü özledim...

Isparta’daki camilerin en eskisi olup tarihi bir değere sahiptir. 833/1429 tarihinde yapılmıştır. İsmini yaptıran Osmanlı komutanı Kutlubey’den almıştır. Bu durumu Osmanlı Arşiv vesikaları da doğrulamaktadır. Kutlubey Camii’nin yerinde daha önce Selçuklular tarafından inşa edilmiş bir cami bulunduğu temelinden çıkan kalıntılardan anlaşılmıştır.

Isparta Tarihi müellifi Böcüzâde’ye göre, 896m2 alan üzerine oturan caminin damı toprakla örtülü ve yeri de gayet çukur idi. Tuğladan yapılma iki şerefeli bir de minaresi bulunuyordu. Caminin direkleri de Isparta’nın güneyinde bulunan sık ve iri ağaçlıklı Sidre Dağı'ndan getirilen sedir ağaçlarından yapılmıştı.

Şer'iyye sicillerinden anlaşılan bu cami halk arasında pek kutsal ve uğurlu sayılmıştır. Hatta her yıl Kadir Gecesi ve diğer mübarek gecelerde bu camide namaz kılanların Hicaz’a gidip gelmiş gibi olduğuna inanılırdı. Bunun için şehir halkı camiyi biraz yükseltmek ve onarmak isteyenlere karşı çıkmışlardı. Böylece cami 1899 tarihine kadar bu tür itikatların tesisiyle tamir edilememişti. 1317/1899 yılında mihrap tarafındaki birkaç çürük direğin yenilenmesi için damı açıldığı zaman direklerinin çoğu çürümüş olduğu görülmüş ve zamanın Isparta Mutasarrıfı İzmitli Hüseyin Hüsnü Paşa tarafından yıktırılıp, Padişah [[II. Abdülhamid]]’in tahta çıkışının 25. yıl anısına, kâgir ve çok kubbeli olarak yeniden yapılmasına karar verilmiş ve halktan toplanan 500 lira ile adının da Hamidiye Cami olması için izin alınarak yeniden inşasına başlanmıştı.

Ot taşı denilen taştan sütunlar, köfke taşından beden duvarları ile cami iki yılda yerli ve Rum mimarlar tarafından yapılarak Ramazan ayı başında tekrar ibadete açılmıştır. (1320/1904). Caminin yapımı için Barutçuzade isimli bir zatın eşi Hacı Vesile Hanım büyük yardımda bulunmuştur. Sultan adına yapılan camilerin çifte minareli olması gerektiğinden, padişahça bağış yapılıp ikinci minare inşa edilinceye kadar, cami adının Ulu Cami olarak anılması, ileride de ilk banisi Kutlubey’in adını yaşatmak için Kutlu Hamid olması kararlaştırılmıştır.

Ancak bu eser 1914 büyük depreminde geniş çapta hasar görmüş ve yıkılmıştır. Eski temelleri üzerine köfke yapıdan çok kubbeli olarak 1926 yılında tekrar inşa edilmiştir. Cami içinde bulunan ağaç sütunlar, Sütçüler ilçesinin meşhur Tota ormanlarından Müftüzade Tevfik Hoca tarafından getirttirilmiştir. Kutlubey Camii’nin minaresi ise, köfke taşından tek şerefeli olarak 1931 yılında Vakıflar idaresi tarafından yaptırılmıştır. İnşaatın hızlandırılmasında Atatürk’ün Isparta’yı ziyareti esnasında yıkık minareyi yaptırması için zamanın Belediye Başkanına uyarıda bulunması etkili olmuştur946. Son olarak cami 1990 yılının Eylül ayında Vakıflar Genel Müdürlüğü’nce geniş çapta restoreye alınmış, bir buçuk yıl ibadete kapalı kaldıktan sonra 28 Şubat 1992 tarihinde Cuma günü tekrar ibadete açılmıştır. Ayrıca çevre düzeni ve ışıklandırılması da 1993 yılında Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından yaptırılmıştır.

"http://tr.wikipedia.org/wiki/Kutlubey_Camii" adresinden alındı.

Isparta’daki camilerin en eskisi olup tarihi bir değere sahiptir. 833/1429 tarihinde yapılmıştır. İsmini yaptıran Osmanlı komutanı Kutlubey’den almıştır. Bu durumu Osmanlı Arşiv vesikaları da doğrulamaktadır. Kutlubey Camii’nin yerinde daha önce Selçuklular tarafından inşa edilmiş bir cami bulunduğu temelinden çıkan kalıntılardan anlaşılmıştır.

Isparta Tarihi müellifi Böcüzâde’ye göre, 896m2 alan üzerine oturan caminin damı toprakla örtülü ve yeri de gayet çukur idi. Tuğladan yapılma iki şerefeli bir de minaresi bulunuyordu. Caminin direkleri de Isparta’nın güneyinde bulunan sık ve iri ağaçlıklı Sidre Dağı'ndan getirilen sedir ağaçlarından yapılmıştı.

Şer'iyye sicillerinden anlaşılan bu cami halk arasında pek kutsal ve uğurlu sayılmıştır. Hatta her yıl Kadir Gecesi ve diğer mübarek gecelerde bu camide namaz kılanların Hicaz’a gidip gelmiş gibi olduğuna inanılırdı. Bunun için şehir halkı camiyi biraz yükseltmek ve onarmak isteyenlere karşı çıkmışlardı. Böylece cami 1899 tarihine kadar bu tür itikatların tesisiyle tamir edilememişti. 1317/1899 yılında mihrap tarafındaki birkaç çürük direğin yenilenmesi için damı açıldığı zaman direklerinin çoğu çürümüş olduğu görülmüş ve zamanın Isparta Mutasarrıfı İzmitli Hüseyin Hüsnü Paşa tarafından yıktırılıp, Padişah [[II. Abdülhamid]]’in tahta çıkışının 25. yıl anısına, kâgir ve çok kubbeli olarak yeniden yapılmasına karar verilmiş ve halktan toplanan 500 lira ile adının da Hamidiye Cami olması için izin alınarak yeniden inşasına başlanmıştı.

Ot taşı denilen taştan sütunlar, köfke taşından beden duvarları ile cami iki yılda yerli ve Rum mimarlar tarafından yapılarak Ramazan ayı başında tekrar ibadete açılmıştır. (1320/1904). Caminin yapımı için Barutçuzade isimli bir zatın eşi Hacı Vesile Hanım büyük yardımda bulunmuştur. Sultan adına yapılan camilerin çifte minareli olması gerektiğinden, padişahça bağış yapılıp ikinci minare inşa edilinceye kadar, cami adının Ulu Cami olarak anılması, ileride de ilk banisi Kutlubey’in adını yaşatmak için Kutlu Hamid olması kararlaştırılmıştır.

Ancak bu eser 1914 büyük depreminde geniş çapta hasar görmüş ve yıkılmıştır. Eski temelleri üzerine köfke yapıdan çok kubbeli olarak 1926 yılında tekrar inşa edilmiştir. Cami içinde bulunan ağaç sütunlar, Sütçüler ilçesinin meşhur Tota ormanlarından Müftüzade Tevfik Hoca tarafından getirttirilmiştir. Kutlubey Camii’nin minaresi ise, köfke taşından tek şerefeli olarak 1931 yılında Vakıflar idaresi tarafından yaptırılmıştır. İnşaatın hızlandırılmasında Atatürk’ün Isparta’yı ziyareti esnasında yıkık minareyi yaptırması için zamanın Belediye Başkanına uyarıda bulunması etkili olmuştur946. Son olarak cami 1990 yılının Eylül ayında Vakıflar Genel Müdürlüğü’nce geniş çapta restoreye alınmış, bir buçuk yıl ibadete kapalı kaldıktan sonra 28 Şubat 1992 tarihinde Cuma günü tekrar ibadete açılmıştır. Ayrıca çevre düzeni ve ışıklandırılması da 1993 yılında Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından yaptırılmıştır.

"http://tr.wikipedia.org/wiki/Kutlubey_Camii" adresinden alındı.

Merkez Turan mahallesindedir. 1750 yılında yapıldığı tahmin edilmektedir. Dikdörtgen plânlı, üç nefli ve apsislidir. Kuzeybatı ve doğudan birer giriş kapısı vardır. Çatı ahşap ve çapraz tonozludur. Ahşap üzerleri alçı ile sıvanmıştır. Kilise Turizm Bakanlığınca restorasyon ve restütasyon kapsamına alınmış olup, çevre tanzimi ve onarım işleri yapılmıştır. Kilisenin barok stilindeki ahşap malzemeleri müze deposunda saklanmaktadır.

selam lar güzel köyümün güzel insanları daha fazla resim daha fazla bilgi için herkesin üye olmasını isterim herkes dahaçok resim bilgi gönderirse sitemiz genişler katılım larınızı bekleriz hoşça kalın

« Previous12Next »

Friends

  • loading Loading…

 

M.BAKİ ATIŞ's groups