This is how your name and profile photo will appear on Panoramio if you connect this Google+ account.
You cannot switch to a different account later.
Learn more.
Fotoğraftaki bölge bugün Torhasan halkı tarafından 'Kadı Konakları' olarak adlandırılmaktadır.Bu ismin kökeni de şöyle bir anekdottan gelir: Osmanlı döneminde bu civarda kurulu bulunan büyükçe bir kasaba varmış.Bu kasabanın kadısı da bu fotoğrafta görülen alana yerleşmiş.Köylüler bu nedenle bu tarihi(?) alana 'Kadı Konağı' ismini vermişler. Bu iddiaların günümüzde her ne kadar bilimsel bir değeri olmasa da,bu bölgeye çok yakın bir alanda,kimler tarafından yapıldığı ve kime ait olduğu bilinmeyen ve bir köy yerleşimi için oldukça büyük sayılabilecek bir mezarlık vardır.İşte bu 'büyük' ve 'meçhul' mezarlık söz konusu iddiaları destekler niteliktedir. Bu mezarlık günümüzde Torhasanlılarca 'Koca Mezarlık' olarak anılmaktadır... Ayrıca bugün dördü de birbirine yakın coğrafyalarda kurulu olan Torhasan,Davutköy,Bekten ve Sofular köylerinin çıkış noktası olarak da yine bu iddia edilen 'kasaba' gösterilir...İddialara göre şiddetli bir deprem sonucu yıkılan kasabanın kadısı,şehri tekrar aynı yere kurmak istememiş ve şehir halkını isimleri Hasan,Davut ve Sofu olan üç oğlu arasında paylaştırarak birbirlerine yakın köyler kurmalarını söylemiş.Kendi de yanına aldığı halkla beraber bugünkü Bekten köyünü kurmuş.Kadının oğullarının kurduğu diğer köylere de Torhasan,Davutköy ve Sofular isimleri verilmiş...
Anlatılanlara göre bu meşelerin hemen altından geçen yoldan bir zamanlar ticaret kervanları geçermiş.Bu kervanlar bugünkü Balıkesir'in Edremit ilçesinden Çanakkale'nin Biga ilçesine,oradan da küçük bir liman kasabası olan Karabiga'ya gidermiş.Bu uzun yolun Torhasan'daki bu bölümüne ise 'Uluyol' ismi verilmiş.Nedeni tam bilinmese de biz şöyle bir tahminde bulunuyoruz:
Bugün zamanla çeşitli değişikliklere uğramış olan ve yaklaşık 1-2 km uzunluğundaki bu yolun özellikle bazı bölümlerinde bu fotoğrafta da görülen sık meşe ormanları,yolun iki yanını da kaplamıştır.Öyle ki bu nedenle adı geçen yolun bu bölümlerine günün neredeyse tamamında güneş ışığı düşmez,hep gölgeliktir.İşte bu nedenle biz,bu uzun ve yorucu yolun çay kenarındaki bu 'serin' ve 'gölgelik' bölümüne bu özelliğinden ötürü 'Uluyol' isminin verildiğini düşünmekteyiz.Ancak maalesef bu tarihi yol,günümüzde bu özelliğini büyük ölçüde yitirmiştir.Çünkü yol boyunca yola eşlik eden tarlalar zamanla yola doğru genişlemiş ve yola bu özelliğini veren meşeleri yutmuştur.Ama yine de zor da olsa bugün bu fotoğrafın çekildiği yerden bu tarihi yolun özelliğini hissetmek mümkün.Üst taraftaki tepe yüzünden tarla yapılamayan ve böylece kesilmekten kurtulan meşeler ve yolun altında kesilmekten zor kurtulduğu belli olan birkaç meşe o manzarayı verebilir size...Yolun o kısmına geldiğinizde yolda çukurlar göreceksiniz.İşte o çukurlar da o noktanın hâlâ 'Uluyol' olduğunun en güzel kanıtıdır.Zira yağan yağmurlarla yola biriken sular,bütün gün güneş ışınlarını görmüyor ve hemen buharlaşamıyor.Dolayısıyla yolun hafif de çukur olan bu bölümünde yağmur suları birikip yolda bu şekilde çukurlar açıyor...
EvReNoS's conversations
2009 yılında Yunanistan'a ihraç edilen kırmızı biberler...
Bu fotoğrafın haritadaki konumu tam doğru olmayabilir...
Fotoğraftaki bölge bugün Torhasan halkı tarafından 'Kadı Konakları' olarak adlandırılmaktadır.Bu ismin kökeni de şöyle bir anekdottan gelir: Osmanlı döneminde bu civarda kurulu bulunan büyükçe bir kasaba varmış.Bu kasabanın kadısı da bu fotoğrafta görülen alana yerleşmiş.Köylüler bu nedenle bu tarihi(?) alana 'Kadı Konağı' ismini vermişler. Bu iddiaların günümüzde her ne kadar bilimsel bir değeri olmasa da,bu bölgeye çok yakın bir alanda,kimler tarafından yapıldığı ve kime ait olduğu bilinmeyen ve bir köy yerleşimi için oldukça büyük sayılabilecek bir mezarlık vardır.İşte bu 'büyük' ve 'meçhul' mezarlık söz konusu iddiaları destekler niteliktedir. Bu mezarlık günümüzde Torhasanlılarca 'Koca Mezarlık' olarak anılmaktadır... Ayrıca bugün dördü de birbirine yakın coğrafyalarda kurulu olan Torhasan,Davutköy,Bekten ve Sofular köylerinin çıkış noktası olarak da yine bu iddia edilen 'kasaba' gösterilir...İddialara göre şiddetli bir deprem sonucu yıkılan kasabanın kadısı,şehri tekrar aynı yere kurmak istememiş ve şehir halkını isimleri Hasan,Davut ve Sofu olan üç oğlu arasında paylaştırarak birbirlerine yakın köyler kurmalarını söylemiş.Kendi de yanına aldığı halkla beraber bugünkü Bekten köyünü kurmuş.Kadının oğullarının kurduğu diğer köylere de Torhasan,Davutköy ve Sofular isimleri verilmiş...
Bu fotoğrafın haritadaki konumu tam doğru olmayabilir...
Anlatılanlara göre bu meşelerin hemen altından geçen yoldan bir zamanlar ticaret kervanları geçermiş.Bu kervanlar bugünkü Balıkesir'in Edremit ilçesinden Çanakkale'nin Biga ilçesine,oradan da küçük bir liman kasabası olan Karabiga'ya gidermiş.Bu uzun yolun Torhasan'daki bu bölümüne ise 'Uluyol' ismi verilmiş.Nedeni tam bilinmese de biz şöyle bir tahminde bulunuyoruz: Bugün zamanla çeşitli değişikliklere uğramış olan ve yaklaşık 1-2 km uzunluğundaki bu yolun özellikle bazı bölümlerinde bu fotoğrafta da görülen sık meşe ormanları,yolun iki yanını da kaplamıştır.Öyle ki bu nedenle adı geçen yolun bu bölümlerine günün neredeyse tamamında güneş ışığı düşmez,hep gölgeliktir.İşte bu nedenle biz,bu uzun ve yorucu yolun çay kenarındaki bu 'serin' ve 'gölgelik' bölümüne bu özelliğinden ötürü 'Uluyol' isminin verildiğini düşünmekteyiz.Ancak maalesef bu tarihi yol,günümüzde bu özelliğini büyük ölçüde yitirmiştir.Çünkü yol boyunca yola eşlik eden tarlalar zamanla yola doğru genişlemiş ve yola bu özelliğini veren meşeleri yutmuştur.Ama yine de zor da olsa bugün bu fotoğrafın çekildiği yerden bu tarihi yolun özelliğini hissetmek mümkün.Üst taraftaki tepe yüzünden tarla yapılamayan ve böylece kesilmekten kurtulan meşeler ve yolun altında kesilmekten zor kurtulduğu belli olan birkaç meşe o manzarayı verebilir size...Yolun o kısmına geldiğinizde yolda çukurlar göreceksiniz.İşte o çukurlar da o noktanın hâlâ 'Uluyol' olduğunun en güzel kanıtıdır.Zira yağan yağmurlarla yola biriken sular,bütün gün güneş ışınlarını görmüyor ve hemen buharlaşamıyor.Dolayısıyla yolun hafif de çukur olan bu bölümünde yağmur suları birikip yolda bu şekilde çukurlar açıyor...