Photos by Dr. Murat Erdoğan ©: on the map, in Google Earth (KML)
|
Viewed 213 times
|
Viewed 359 times
|
Viewed 253 times
|
Viewed 438 times
|
||||
|
Viewed 231 times
|
Viewed 189 times
|
Viewed 192 times
|
Viewed 211 times
|
||||
|
Viewed 178 times
|
Viewed 168 times
|
Viewed 177 times
|
Viewed 166 times
|
||||
|
Viewed 172 times
|
Viewed 219 times
|
Viewed 222 times
|
Viewed 191 times
|

Favourites
Dr. Murat Erdoğan ©'s conversations
Harika
more »
When God made man, he did him like a potter's vessel. And breathed into it, spirit of life (breath). This means that? This means: First, that man is composed of body (bottle) and spirit (breath). Second, that when God made man he did not made him as second product category. When God made man gave him his spirit, made him his spiritual image and likeness.
So what happened? Well what happened was that the man began to twist things. Man began to disobey God's commandments. The man began to do what he wanted. So he filled his live of suffering and bad things. Then God was angry with the man and take away his spirit of him. Thus leaving an empty space (hole). Then the man filled that hole with all kinds of crap. Transforming his soul in a garbage dump spiritual.
Today God is calling humanity to repentance. Today God is calling us to straighten our paths. Today God is inviting us to participate in his Kingdom.
Anyone wishing to participate must make this bread (wisdom) his wealth.
Therefore: you must do the desires of God. Raised this bread (seed) throughout the world. We must finish once and for all the evil that exists in the mind of humanity.
Note: This is the bread of God is not only for yourself, you should share it. Copy this comment and put it in another picture, because that is the wish of God. I am the prophet Elijah and my site is: www.overbo.uni5.net
more »
Selam Murat bey Güzel fotograf harika çekim kutluyorum sizi elinize sağlık
► Mardin'den sevgiler
► Seyit
more »
Selam Murat bey Gerçekten güzel ağaç elinize sağlık
► Mardin'den sevgiler
► Seyit
more »
HOCAM BİR ZAMANLAR ZONGULDAK LİMANINDADA İSKELEDE BU ŞEKİLDE RESTAURANT VARDI.AMA ORASI TÜM İSKELE BOYUNDA İDİ.ALTTA MİLLET BALIK TUTARDI ÜSTTEDE YEMEK ÇAY BAZENDE DÜĞÜNLER OLURDU.BU RESİM BANA O GÜNLERİ HATIRLATTI
more »
BU ÜLKEDE VE MEMLEKETTE SİZİN GİBİ DÜŞÜNÜP ÇAPA GÖSTERENLER OLDUĞUNU GÖRMEK BANA ONUR VE MUTLULUK VERDİ.TEŞEKKÜRLER Dr.Murat ERDOĞAN
more »
Super photo!!
more »
Expectaculares formaciones rocosas,desde ESPAÑA.SALUDOS.FRAN.
more »
Sayın Dr. Tariyel Azerturk, Öncelikle güzel yorumlarınız ve övgüleriniz için teşekkür ederim. Azerice pek çok kelimeye aşina olmadığımdan yazdıklarınız tam anlayamadım ancak genel olarak tarihi ve Kef'i merak ettiğinizi gördüm. Kef kalesini henüz görmedim ama hakkında bazı araştırmalar yaptım. İnşallah bu yaz görmek için o bölgeye gitmeyi düşünüyorum. Kef Kalesi Bitlise bağlı Adilcevaz ilçesinin 5 km kuzeyinde bulunur. Aslında eski bir Urartu şehridir. İçinde kalesi vardır. 550 metre yüksekliğinde bir tepe üstündedir.Volkanik bir tepe üzerine kurulmuş olan kalenin kapısının kuzey yönünde olduğu sanılmaktadır. Van gölü kıyısında yer alan kale kesme taşlardan yapılmış, iç ve dış olmak üzere iki bölümden meydana gelmiştir. Bir demir kapısı olup birbirine geçme üç katlı kuvvetli bir yapıdadır. Burada 1964'te A. Ü.'den Emin Bilgiç'le Baki Öğün'ün kazı çalışmalarını başlatılmıştır. Kef Kalesi, ilçenin 5 km. kuzeyinde, Süphan Dağı'nın uzantısı olan volkanik bir tepe üstündedir. Kuzeyden güneye doğru alçalan, 2270 m. yükseklikteki tepenin kuzeyinde kale, güneyinde kent yer almaktadır. Rüstik teknikte işlenmiş büyük bazalt bloklardan örülü kent surlarının girişi doğudadır. Bulunan bir yazıttan kalenin Kral II. Rusa döneminde (M. Ö. 685–645) yapıldığı anlaşılmıştır. Kef Kalesi'ndeki 1964–71 arası çalışmaları sonucunda, çok katlı görkemli bir sarayın 30'dan fazla odası ve bazı bölümleri açığa çıkarılmıştır (M. Ö. 1000). Bu taş temelli kerpiç sarayın 25.85 x 23.30 m. boyutlarındaki salonunun duvarları, 1,80 m.den başlayarak fresklerle bezenmiştir. Doğudaki kült yapısında olduğu gibi bu salonda da filayakları ortaya çıkarılmış, ayrıca değişik mekânlardan kabartmalı bazalt bloklar bulunmuştur. Büyük bir yangınla yıkıma uğrayan sarayda küçük buluntuya rastlanmaması ilginçtir. Mavi freskle bezeli bir geçitle saraya bağlanmış doğu bölüm, üç şarap mahzeniyle büyük bir salondan oluşan kült yapısıdır. Mahzenlerde ikili ya da üçlü sıralar halinde yerleştirilmiş pithosların (erzak küpü) omuzlarında, Urartu küpleri için tipik olan urgan biçimli bezeme vardır. Ayrıca üstlerinde, içlerine konmuş malzemenin miktarını belirten çiviyazısı işaretler dikkati çeker. Bu mahzenlerde bulunan, hepsi aynı ölçülerde kesilmiş kabartmalı bazalt bloklar özenli bir işçilik göstermektedir.
Tek bir kompozisyonun betimlendiği bu blokların kerpiç sütunları taşıyan altlıklar oldukları düşünülmektedir. Kabartmalarda, ön planda, karşılıklı duran iki aslanın üzerinde kanatlı iki tanrı yer almaktadır. Urartuların baştanrısı Haldi'yi simgelediği ileri sürülen, boynuzlu tanrısal başlık giymiş figürler sol ellerinde bir kap, sağ ellerindeyse bereket simgesi kozalak tutmaktadır. Arka planda, kule ve mazgallı bir yapı, sahnenin üstünde de ağızlarında birer tavşan bulunan kartallar betimlenmiştir. Bütün bloklarda en üstteki tek satırlık metin yinelenmektedir. Mahzenlerin kuzeyinde filayaklarının bulunduğu salon vardır. Kazılar sırasında, 1956'da İngiliz arkeolog Charles Burney tarafından görülüp yayımlanan, Fırtına Tanrısı Teişeba'nın boğa üstünde ayakta durur biçimde betimlendiği kabartmanın parçaları bulunmuştur. Bu kabartmaya Adilcevaz Kef kalesi kabartması adı verilmiştir ve şu an Van Müzesi bahçesinde sol tarafta bulunmaktadır. 2 hafta önce Van'da bu kabartmayı gördüm ve fotoğrafladım. Fotoğrafı http://www.panoramio.com/photo/23617199 adresinde görebilirsiniz. Araştırmalar Kef Kalesi'nde Urartulardan sonra yerleşilmediğini göstermiştir. Kef kalesinde 1700'lerde yapılmış birde Ermeni Kilisesi yıkıntısı bulunmaktadır. Urartulara merakım sadece amatörce. fazla tarihi bilgim yok. İlginize tekrar teşekkür ederim. Saygılar Dr.Murat Erdoğan
more »
Selam Dr. Murat Erdogan, Ben Amerikada Hittitlerin "Ishshutim" adli kasri barede civi yazili metn uzerinde calishiyorum. Orada Hittit elinde (olkesinde) vulkanik puskurmeden sohbet gediyor. Yaziyin bir hattinda turkuce, nasil yaziyorumsa o cur de diyilir: "Digir ki, Ishshutim kasri, bel (felaket)! Tikumtimi serir tashlar pilpayalarla!". Bu gunlerde karara geldim ki, Ishshutim belki de yer adidir. Orada o zaman bash vermish volkanik puskurmeden oranin kasri feryad koparir. Odur ki, Earth Satellytla Turkiyenin Hittitler yashamish ulkesine seyahate ciktim. Ve Hattutas adlandirilan Hitit shehrinde sizin yapdiginiz fotograflarla tanish oldum. Cok guzel ishler goruyorsunuz. Qoluza kuvvet! Caniza saglik! Belke siz de Ishshutim barede bir melumat var. Benim E-mail-im: tarikatv@verizon.net -dir. Dr Tariyel Azerturk, Sietl, ABD. Sizlere selam ve saygilarimla.
more »