Panoramio is closing. Learn how to back up your data.
Mustafa yaralı
69
photos
67
on Google Maps
views
Gayemiz Yeniköy'ümüzü dünyaya tan?tmak, bir birinden uzakta ya?ayan e?, dost, h?s?m akrabalar?m?z? yeniden bir araya getirmek, uzak olan mesafeleri k?saltmak karde?lik duy?ular?n? yeniden perçinlemek! Daha güzelini sunmam?za yard?mc? olacak fikir ve önerilerilerinize aç???z!! YaRaLiM

Mustafa yaralı's conversations

Köyün ne zaman kurulduğu kesin olarak bilinmemektedir. Köyün bugünkü ileri gelenlerinin anlattıklarından ve dilden dile süregelen hikâye ve söylentilerden anlaşıldığı kadarıyla Osmanlı Devleti zamanında köyde şuanda yaşamakta olan ahaliden önce Ermeni ve Rumlar yaşamaktaydı. Daha sonra Türkmen ve Yörüklerin geldiği anlaşılmaktadır.Ayrıca köyde yaşamakta olan ailelerden Keleş soyadlıların Malatya çevresinden, Uzun soyadlıların Durdulu’dan, Korkmaz soyadlıların Haydarlı’dan, Yılmaz soyadlıların Sivas'tan, Bektaş soyadlıların ise Şarkışla’dan geldikleri bilinmektedir. Köyde bilindiği kadarıyla en eski ileri gelenlerinin Kuzubey Mehmet Efendi adlı şahıs olduğu anlaşılmaktadır. Kaba bir hesap yapıldığı zaman köye bu insanların yaklaşık olarak 1760 yılı civarında yerleşmeye başladıkları görülmektedir. Köye ilk gelenlerin çok zengin oldukları ve topraklarını altın karşılığı aldıkları anlatılmakta olup eskiden ormanlık alanların bolca olduğu ancak kim tarafından yapıldığı bilinmemekle beraber bu ormanların yakılmış olduğu anlaşılmaktadır. Köyde asker gönderilen en eski savaşın 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı olduğu anlaşılmakta olup bu savaşta Ruslara esir düştükten sonra dönen kişilerin olduğu bilinmektedir. Daha sonra Kurtuluş Savaşına da asker gönderildiği ve bu savaşta şehit düşenlerin ve gazi olanların olduğu bilinmektedir. Daha sonra Kore savaşı ve Kıbrıs Barış Harekatına da katılan gazilerin olduğu bilinmekte olup bu gaziler hala hayattadır. İlkokul 1961 yılında açılmış, 1990 yılında ikinci bina hizmete girmiş ve 1998/1999 Öğretim yılında İlköğretim Okulu olarak hizmet vermeye başlamıştır. Son yapılan ve bugünde ana bina olarak kullanılan bina ise 2000 yılında tamamlanmıştır.2014 te köy konağı ve imam lojmanı yenilendi.

Köyün ne zaman kurulduğu kesin olarak bilinmemektedir.

Köyün bugünkü ileri gelenlerinin anlattıklarından ve dilden dile süregelen hikâye ve söylentilerden anlaşıldığı kadarıyla Osmanlı Devleti zamanında köyde şuanda yaşamakta olan ahaliden önce Ermeni ve Rumlar yaşamaktaydı. Daha sonra Türkmen ve Yörüklerin geldiği anlaşılmaktadır.Ayrıca köyde yaşamakta olan ailelerden Keleş soyadlıların Malatya çevresinden, Uzun soyadlıların Durdulu’dan, Korkmaz soyadlıların Haydarlı’dan, Yılmaz soyadlıların Sivas'tan, Bektaş soyadlıların ise Şarkışla’dan geldikleri bilinmektedir.

Köyde bilindiği kadarıyla en eski ileri gelenlerinin Kuzubey Mehmet Efendi adlı şahıs olduğu anlaşılmaktadır. Kaba bir hesap yapıldığı zaman köye bu insanların yaklaşık olarak 1760 yılı civarında yerleşmeye başladıkları görülmektedir. Köye ilk gelenlerin çok zengin oldukları ve topraklarını altın karşılığı aldıkları anlatılmakta olup eskiden ormanlık alanların bolca olduğu ancak kim tarafından yapıldığı bilinmemekle beraber bu ormanların yakılmış olduğu anlaşılmaktadır.

Köyde asker gönderilen en eski savaşın 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı olduğu anlaşılmakta olup bu savaşta Ruslara esir düştükten sonra dönen kişilerin olduğu bilinmektedir. Daha sonra Kurtuluş Savaşına da asker gönderildiği ve bu savaşta şehit düşenlerin ve gazi olanların olduğu bilinmektedir. Daha sonra Kore savaşı ve Kıbrıs Barış Harekatına da katılan gazilerin olduğu bilinmekte olup bu gaziler hala hayattadır.

İlkokul 1961 yılında açılmış, 1990 yılında ikinci bina hizmete girmiş ve 1998/1999 Öğretim yılında İlköğretim Okulu olarak hizmet vermeye başlamıştır. Son yapılan ve bugünde ana bina olarak kullanılan bina ise 2000 yılında tamamlanmıştır.2014 te köy konağı ve imam lojmanı yenilendi.

DİLDEN DİLE AKTARILAN BAZI ESERLER

MANİ Gavur Dağı arpalık ağan döven dönerse, Her nerede bir değirmen ağan suyu gelirse, Her evden bir tavuk komşu emmiler verirse, Bu işin önü iyi amma eğer sonu gelirse.

DEYİŞ Herkes ettiğini bulur efendim.

Bunca cefa nedir, ne de muharedir, Babında bir defa gül divanedir, Benim derdim bana mapushanedir, Hasrette bir gülün ölür efendim.

Kulundur Mehmet’im koymaz zahmete, Sahavet karışır gel merhamete, Yamandır sultanım söyletme hata, Hasrette bir kulun ölür efendim.

ATIŞMA Eğlen dilber eğlen ben de varayım, Garezi bana mı zalim feleğin, Felek gülme dedi nasıl güleyim, Beni ateşine yandırma aşık.

Oğlan aşık mısın düştün peşime, Yoksa rüyada mı girdin düşüme, Bakmıyon mu garip gözün yaşına, Vazgeç bu sevdadan düşme peşime.

Aşık seni gördü şad oldu özüm, Kirpikler ok olmuş fincandır gözün, Yaktın yüreğimi bitirdin özüm, Beni ateşine yandırma aşık.

Aşık bu sözlerin bana yakışır, Yar bağında yad bülbüller ötüşür, Benim kara bağrım yanar tutuşur, Vazgeç bu sevda dan düşme peşime.ayrıca sümmani sırrı dede deyiş ustasıdır,Hacı MeHmet denilen adam da çok kültürlü köy büyüğüdür,Hamdinin oğlu sahte büyüktür.

çirmiş ve söbler yaylası

way beee super abi BY_pStLi

Friends

  • loading Loading…

 

Mustafa yaralı's groups