Ortaokuldan sonra 7 yıl ara verdim.Liseyi 24 yaşında,üniversiteyi 28 yaşında bitirdim.Sınıf öğretmeni olarak mezun olmama rağmen 5 yıl Resim-iş ve İş eğitimi öğretmenliği yaptım.2 yıl Sarıkamış'ın dağ köylerinde müdür yetkili stajyer birleştirilmiş sınıf öğretmenliği yaptım.Meb'ten istifa edip Adalet Bakanlığı kurumlarında öğretmen olarak çalışmaya başladım.Ne olduğumu anlamadan 44 yaşıma geldim.To be contianeted...
MUĞULBEY's conversations
thank you...
yorumunuz için çok teşekkür ederim...fotoğraf çekmeyi ve gezmeyi çok seviyorum.Kaliteli ve profesyonel bir kamera kullanma yerine amatör bir ruhla satın aldığım 160 liralık 10 megapiksel kamerayla resim çekmeyi tercih ediyorum.
Thanks, Alende!
Thank you Nenad Obr..
Burası yaklaşık onbin dönüm büyüklüğünde şehrin tam göbeğinde,bir tarafında çevre yolu,diğer tarafında Buca Toki ve Evka-1 semtiyle çevrili,300 metre yüksekliğinde ormanlık bir bölge.Ben Belediye başkanı olsam bu bölgeyi kent ormanı yapar,bisiklet yolları,yürüyüş parkurları,dinlenme alanları ve seyir terasları yapar şehre nefes aldırırdım.İnanması zor ama burasının keyfini Şahin tepesindek sarhoşlar ve berduşlar çıkartıyor.İçip içip İzmir manzarasına bakıp küfrediyorlar.
İzmir...Hafta sonları Kemeraltı ve saat kulesi haricinde caddeleri ve bulvarları bomboş bir erken emekliler şehri.İstanbul'un süperonline hızına alışık olanlar çekemez İzmir'in bu sessiz,sakin ve dingin halini.Burası en merkezi caddesi ve sakinliğine bakın,İstanbul'lular kıskanmasında ne yapsın?
Burası İzmir'in tam merkezinde yer alan ama çok az insanın bildiği kayıp bir cennet.Burası Şahin tepesi denen ve denizden 300 metre yükseklikte ve şehrin tam içinde kalan bir Amazon...Güneyinde Buca Toki konutları,batısında Evka-1 semti,kuzeyinde ve doğusunda şehrin bütün gürültülerinden uzakta,kuş sesleriyle,yoğun bir orman örtüsüyle kaplı gizemli bir alan.Hafta sonları doğa yürüyüşü yaparken aynı zamanda tam bu mevsimde(Kasım)alabildiğince dağ çilekleri bütün güzellikleriyle sizi bekliyor.
Burası rahmetli Ömer dededen kalan çocukluk dönemlerimizin yayla hatıralıyla dolu bir arazi.Şu an boş ama yakın zamanda çeşitli meyve ağaçlarıyla dolu olacak.
Bir zamanlar kimsenin yaşamak istemediği,ulaşımı çok zor ve yolları çamurdan geçilmeyen Deştin köyü yıllar boyunca dışarıya göç verdi.Şimdi yollar asfalt ve doğal yapısı,temiz havası,yeşilliği ve çam ormanlarıyla yayla havası almak isteyenler için bulunmaz bir cennet.İnsanlardan uzak,Allah'a yakın bir yer.Şehrin,medeniyetin sıkıntısından uzaklaşmak isteyenler için arazi fiyatları çok düşük.10 dönüm yer al,kendine çiftlik kur.Emeklilere,doğayı sevenlere şiddetle tavsiye ederim.
Usta ile çırağı medresenin minarelerini aynı anda yapmaya başlarlar.Çırak ustasına, Minarenin şerefesine kadar ustasından önce yaparsa ustalık icazeti vermesini ister.Usta kabul eder.Çırak ustasından önce minareyi yapar ve alaycı bir gururla ustasına "usta,ben seni ustalıkta geçtim,bana aşağıdan bir kahve getir"deme cüretini gösterir.Usta,böyle bir utancı yaşamaktansa ölmeyi tercih eder ve kendini minareden aşağı atar.Ustasının öldüğünü gören çırağın aklı başına gelir ve "eyvah !ben ne yaptım?ustamın ölümüne neden oldum" der ve oda kendini aşağı atar.O tarihten bu yana iki minarede bu şekilde yarım kalır,iki ustanın hatrına tamamlanmaz,bu acıklı hikayede günümüze kadar ulaşır.